Modern basketbolda post up oyunları evrimleşiyor. Artık sadece uzun boylu olmak yetmiyor; boyalı alanda ayaklarını iyi kullanan pivot oyuncuları fark yaratıyor. Bugün modern basketbolun en etkili ayak oyunlarından birini incelemek istiyorum:Inverted Jump Stop.
Inverted Jump Stop (IJS) Nedir?
Geleneksel yaklaşımda genelde oyuncuların iki ayağı aynı anda parkeye basması istenir. Nadiren bir iki şeklinde duruş gerçekleşir. Inverted Jump Stop (IJS) tekniğinde durum farklıdır. Oyuncu topu alırken momentumu kontrol etmek için önce dış ayağını (topa uzak olan ayak) yere basar, ardından iç ayağını (topa yakın olan ayak) savunmacının önünde mühürleyerek parkeye saplar.
Topla buluştuktan sonra yukarıya ve ileriye doğru bir sıçrayış (uçak kalkışı) gerçekleştirerek potaya atış kullanılır. Genelde pivot oyuncularının kullandığı bu tekniğe "Inverted Jump Stop (IJS)" denir.
Oyuncular topu isterken, öncelikle dış ayağını bastıktan sonra
içteki ayağıyla adım atar. Pivot ayağı savunma oyuncusundan uzakta olur böylece
hücum oyuncusu savunmayı geçerek bitiriş yapar. Topu yüksekte tutup bitirişe
odaklanmak kesinlikle avantaj sağlar.
Neden IJS Tekniğini Kullanmalısınız?
Denge ve Koordinasyon: Hızlı hücumlarda veya PnR devrilmelerinden sonra vücut ağırlığı güvenli şekilde kontrol edilebilir.
Savunmayı Mühürleme: İkinci adım parkeye basılırken savunmacıyı bloklayarak yere saplandığında, onun zıplama kabiliyetini kapatacağı için çembere gidişte konfor elde edilir.
Bitiriş: IJS adımıyla up&under, adımlama gibi bitirişlerle çeşitlendirilmeyi akıcı şekilde bağlayan bir temele de sahiptir.
IJS Tekniğinin Uygulama Alanları
Hızlı Hücum Bitirişlerinde
Hızlı hücum sırasında potaya hızlı giderken dengenin kaybedilmesi olasıdır. Dış ayak yere kuvvetli basıldığında ivme dikey yönde güce dönüşür. Topu çene altı pozisyonda alarak savunmanın müdahalesini engelleyerek çembere güçlü bir atak yapılır.
Hücum Ribaundu Sonrası
Hücum ribaundundan sonra yere inerken ayakların yere sağlam basmalıdır. Ardından IJS sıralamasında omuzlar potaya paralel hale getirerek bir iki adımlamayı yapıp çift ayakla daha güçlü sıçrama sağlanır.
Zayıf Taraftaki Topu Alarak
Zayıf taraftan flash yaparak top alındığında, savunmacı genelde yanınızda olur. IJS adımıyla savunmacı arkaya alınır. Bu durum hem şut atma hem de terse dönme opsiyonu sağlar.
Açık alanda genç basketbolcu adaylarının oynayabileceği bir beceridir. Açık alan basketbol becerisinin gelişimi yarı saha set hücumunun temel taşlarını oluşturduğunu unutmayın.
Inverted Jump Stop (IJS) tekniğini ne kadar anladığınızı ölçmek için aşağıdaki testi tıklayarak deneyebilirsiniz. Başarılı uygulamalar ümidiyle, basketbolla kalın.
Basketbolda hücum sadece topu yönlendiren oyuncunun kararlarıyla değil, topsuz oyuncuların doğru zamanlama ve oyunu okuma becerileriyle kazanılır. Off screen kullanımı ve onunla birlikte yapılan backdoor atak, gelişim sürecindeki oyuncular için önemli bir öğretim olmalıdır.
Bu yazıda, off screen nedir sorusundan başlayarak, off screen ile backdoor atak taktiğini, savunma okumalarıyla birlikte ele alacağız.
Topsuz Oyunda Avantaj Yaratmanın Yolları
Off screen, topa sahip olmayan bir hücum oyuncusunun, bir takım arkadaşının yaptığı perdeyi kullanarak topsuz şekilde avantaj yaratma çabasıdır.
Off screen genelikle:
Set hücumlarında
Yarısı saha organizasyonlarında
Şütörleri oyuna sokmak ve savunmayı zorlamak için kullanılır.
Ancak off screen sadece bunun için değildir. Asıl gücü, birden fazla karar verme opsiyonuna sahip olmasıdır.
Off Screen Kullanımında Temel Hamleler
Off screen kullanılırken hücum oyuncusunun genellikle 4 hamlesi bulunur:
1. İdeal Noktadan Pas Almak
Savunma perdeye takılır veya arkadan takip ederse:
Oyuncu şut mesafesinde pas alır
Üçlü tehdit ataklarına hazır pozisyonuna geçer.
2. Curl Cut Yapmak
Savunma pedeyi üstten zorlayarak geçerse:
Hücumcu savunmayla omuz teması kurar
Potaya doğru içe kat eder
Bitiriş ya da kısa pas pozisyonu elde eder
3. Bacdoor Atak Yapmak
Savunma, perdeyi bozmamak adına jump to the ball pozisyonunda hata yaparsa, en etkili çözüm olarak öne çıkar.
4. Savunmadan ve Toptan Uzaklaşmak (Fade / Drift)
Savunma afresif switch veya hedge benzeri bir pozisyon alırsa:
Hücum savunmadan ve toptan uzaklaşır
Spacing korunur
Böylece hücumun devamlılığı sağlanır
Off Screen kullanımıyla ilgili yukarıdaki detayları görmek için lütfen bağlantıyı tıklayınız.
Off Screen ile Backdoor Taktik Atağı İlişkisi
Backdoor atak, off screen kullanımında en etkili hamlelerinden biridir. Off screen içerisinde backdoor atak ne zaman yapılmalıdır?
Savunmacı topla hücum arasına tam girememişse
Savunmacı jump to the ball pozisyonunu abartmışsa
Savunmacı perdeyi geçerken gövde açısını kaybetmişse
Bu zamanlarda hücum oyuncusu, backdoor taktik atağını yapmalıdır. Off screen kullanımında backdoor yapılırken dikkat edilmesi gereken bir takım teknik detaylar vardır. Bunlar:
Saplama Adımı (Plant Step)
Backdoor atağın başarısı büyük ölçüde saplama adımına bağlıdır. Saplama adımını kullanırken;
Hücum oyuncusu perdeyi kullanacakmış gibi bir adım atar
Savunmacıyı yukarı hareket ettirir
Ardından keskin bir açıyla potaya hareket eder
Saplama adımı olmadan yapılan backdoor atakları, genç basketbolcu adaylarında görülen en sık hatadır.
Zamanlama ve Göz Teması
Backdoor ezbere yapılan bir hareket değil, savunmayı okumanın sonucudur.
Topla oynayan oyuncuyla göz teması kurmak şarttır.
Erken atılan paslarda savunma toparlanabilir, geç atılan paslarda açı bitmiş olabilir.
Yaş Gruplarına Göre Off Screen ile Backdoor Öğretimi
12-14 Yaş
Net kural; savunmacı top ile senin arana girerse backdoor yap.
15-18 Yaş
Jump to the ball hataları öğretilir.
Saplama adımı ve karar verme süreci geliştirilir.
Perdeyi okuma davranışı kazandırılır.
19-22 Yaş
Backdoor sonrası opsiyonlar eklenir: Bitiriş, pas alma vs.
Yardım savunması okunmaya başlanır.
Off screen ile backdoor öğretirken oyuncuya verilmesi gereken temel mesaj şudur:
Backdoor, koştuğun için değil; savunmacıyı yanlış pozisyona soktuğun için çalışılır.
Bu bilinç genç basketbolcu adaylarına yerleştiğinde:
Topsuz oyunlar aktifleşir
Savunma sürekli karar vermek zorunda kalır
Hücum setleri ezberden çıkar.
Off screen kullanımı ve backdoor atak, modern basketbolda topsuz oyunun temel yapılarından biridir. Bu genç basketbolcu adaylarına doğru öğretildiğinde:
Oyuncuların karar verme becerileri gelişir
Savunma disiplini baskı altına alınır
Hücumda süreklilik ve akıcılık sağlanır
Özellikle altyapılarda, off screen kullanımı bir karar verme mekanizması olarak ele almak; oyuncu gelişimi açısından kritik öneme sahip olur.
Basketbol oyununda topu terse çevirmek, modern hücum anlayışının en temel ilkelerinden biridir. Savunmayı yıpratmanın, boş şut yaratmanın ve oyun temposunu kontrol etmenin en etkili yollarından biri topun terse çevrilmesidir.
Bu yazıda topun pas ve driblingle terse çevrilmesini, yüksek postun kullanılmasını göreceğiz. Ayrıca Horns / Delay gibi kalıplar içerisindeki taktik değerini ele almaya çalışacağız.
Basketbolda Topu Terse Çevirme Nedir?
Topu terse çevirmek; hücumun güçlü tarafında oluşan savunma yoğunluğunu zayıf tarafa hızlı ve bilinçli şekilde topu aktarmaktır. Amaç topu sadece zayıf tarafa taşımak değildir. Savunmanın rotasyon gecikmesi sırasında cezayı kesmektir.
Altın kural; top ne kadar hızlı çevrilirse, savunma o kadar gecikir.
Savunmayı en kısa sürede rotasyona girmeye zorlarlar.
Top kaybı riski düşüktür.
Hücum temposunu sürdürür.
Şut kalitesi iyi olur.
Takım oyunu refleksleri gelişir.
Pasla topu çevirmenin zamanlamasında şu durumlar göz önüne alınmalıdır;
Yardım savunması geldiğinde,
Zayıf tarafta şütör varsa,
Penetre sonrası avantaj yakalanmışsa birinci tercih olmalıdır.
Driblingle Topu Terse Çevirme
Driblingle topun terse çevrilmesi nadir gerçekleşir. Driblingle topun terse çevrilmesinin oluştuğu zamanlar şunlardır;
Pas açısı kapalı olduğu durumlarda,
Savunmanın agresif close-out yaptığı durumlarda,
Topu kontrol eden oyuncunun karar mekanizması güçlü olduğu durumlarda driblingle top terse döner.
Driblingle topu terse çevirirken dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır. Bunlar;
2-3 driblingten fazla kullanılmamalıdır.
Avantaj elde etmek için dribling yapılmalıdır.
Tempoyu düşüren driblinglerden kaçınılmalıdır.
Unutmayın dribling oyunu geliştirmeli, keyfi yapılmalıdır.
Yüksek Postun Kullanımı
Topun terse çevrilmesinde yüksek post bölgesi, hücumun kritik bir noktasıdır. Yüksek post bölgesine çıkan oyuncunun topu alması, hücumun atak gücünü iki kat arttıran bir tehdit unsuru haline gelir.
Teknik açıdan bakıldığında;
Geniş görüş açısı yaratır.
Kısa ve güvenli pas mesafelerine sahiptir.
Hızlı karar verilebilecek bir anı yaratır.
Uzun oyuncunun pas ve oyun görüşünü geliştirir.
Taktik açıdan bakıldığında;
Savunmayı merkeze çeker.
Yardım savunmasını kararsız bırakır.
Zayıf tarafta boş şut imkanı yaratır.
High-low ve ekstra pas seçeneklerine sahiptir.
PnR için ideal spacing konumunu oluşturur.
Yüksek postta topla buluşan oyuncu, sadece bir istasyon değil; oyuna yön verecek kritik bir role sahiptir.
Horns / Delay Gibi Kalıplarla Topun Terse Çevrilmesi
Horns, Princeton ve Delay gibi kalıplar, yüksek posttaki uzun oyuncuları merkeze alan oyunu okuma temelli hücum yapılarıdır. Bu düzenlerin tipik akışları;
Top yüksek posta gelir,
Savunma merkeze çekilir,
Top hızlı paslarla zayıf tarafa aktarılır,
Şut ve close out ataklar yapılır.
Bu sayede;
Savunma iki kez rotasyona girer,
Topun terse çevrilme süresi kısalır,
Hücum oyuncuları daha az dribling yapar,
Uzun oyuncular da oyuna aktif katılır.
Topun Terse Çevrilmesinde Yaş Gruplarına Göre Kazanımlar Nelerdir?
12-14 Yaş
Pas alışkanlığı
Uzunun oyuna katılımı
Alan farkındalığı
15-18 Yaş
Yüksek post kararları
Topun terse dönme disiplini
Set içi oyunu okuma becerileri
19-22 Yaş
Uzun set oyunları becerileri
U18'den A takıma geçiş
Modern basketbola hücum adaptasyonu
Sık Yapılan Hatalar
Yüksek posttaki oyuncunun topu aldıktan sonra zaman kaybetmesi
Terse pasın gecikmesi
Fazla dribling kullanmak
Basketbolda topu terse çevirmek sadece bir yön değişimi değildir. Ayrıca savunmayı cezalandırmak için kullanılan bir fırsattır. Pas öncelikli topun çevrilmesi, yüksek postun kullanımı ve bazı kalıplarda kullanılarak topun terse çevrilmesi desteklendiğinde, hücum daha akıllı, daha hızlı ve daha verimli hale gelir.
Unutmayın; terse dönen top genellikle doğru şutu bulmanıza yardım edecektir.
Basketbol, yalnızca bir spor değildir. Ayrıca insanın kendini tanıması için bir yolculuk olarak ele alınabilir. Tıpkı hayatta olduğu gibi, sahada da düşeriz, kalkarız, yeniden deneriz. Top kayıpları birer hata değil, birer öğrenme fırsatı olarak karşımıza çıkar. Her basketse, hayattaki mücadelemiz gibi bir çabadır.
Basketbol Gibi
Hayatı olduğu gibi kabullenmek, oyunu da olduğu gibi kabullenmek anlamına mı gelir? Hayır, hayatta olduğu gibi basketbol oyununda da çaba, mücadele, kendini gerçekleştirme azmi yer alır. Geçmişin yüklerini taşımak yerine, her hücum bize yeniden denemeyi öğretir. Sonunda azmin ödülünü alırız.
Basketbol bize geriye takılmadan daima önümüze bakmamız gerektiğini öğretir. Tıpkı aşağıdaki hikayede olduğu gibi:
İki keşiş yağmurda yürürken çamurlu bir kavşakta genç bir kadınla karşılaşırlar, Keşişlerden biri kadını kuru bir yere kadar taşır ve bırakır. Diğer keşiş yol boyunca düşünüp taşınır. Ve dayanamayarak sorar, "biz keşişlerin kadınlara dokunması yasaktır. Ancak sen yasağa uymayarak kadını taşıdın." Diğeri hemen yanıt verir. "Ben onu yolun karşısında bıraktım ama sen onu hala taşıyorsun" der.
Bu iki keşişin hikayesindeki gibi, basketbol da insana hatayı, egoyu, korkuyu orada bırakmayı öğretir.
Basketbol; Hayatın Ritmini Yansıtan Bir Yolculuktur
Basketbol oyunu; savaşmanın, mücadele etmekten vazgeçmemenin yoludur. Kibre kapılmadan cesaret ister. Sportmenliğini yitirmeden güçlü olmanı ister. O turuncu top, hayattan keyif aldığın gibi basketbol oyna der.
Çünkü sahada sergilediğin ruhsal yolculuk içerisinde basketbol senin kim olduğunu yansıtır. Tıpkı yaşamda olduğu gibi basketbol sahasında kendini hayatın küçük bir kesitinde bulursun.
Sonuç
Basketbol, insanın kendisiyle yüzleştiği bir aynadır. Seken topun sesi, kalp atışınızla aynı ritmi yakalar. Ve bir an geldiğinde onu yürekten hissedersin: Basketbol aslında hayatın ta kendisidir.
Basketbol, hızla değişen bir tempoda oynanan bir zeka oyunudur. Skor tabelası tersine dönüp, duygular dalgalanabilir. İşte bu yüzden zihinsel berraklık, bir oyuncunun güçlü bir silahı olmaktadır.
Sahada Zihinsel Denge
Bir pozisyonda hakeme itiraz etmek ya da rakibin provoke edici davranışlarına kapılmak kolaydır. Ancak öfke, ateş gibidir, kontrol edilmezse yakabilir.
Gerçek bir basketbol oyuncusu, bu ateşi içsel bir güce dönüştürmeyi öğrenir. Nefes alır, odaklanır, aklıyla oyunu yönetmeye başlar. Basketbolun ustalığı burada gizlidir. Sakin kalabilmek.
Öfkeyi Güce Dönüştürebilmek
Zihinsel denge yalnızca performansı değil, karakteri de etkiler. Çünkü öfkesine hakim olan bir oyuncu, kendine hükmetmeyi de öğrenmeye başlar.
Sahada yaşanacak her kriz, aslında onun için bir içsel sınavdır. Bu durumlarda tepki mi gösterecek, yoksa farkındalığıyla oyuna yön mü verecek? Burada artık oyuncu basketbolun sahadaki sorunlara bilinçli yanıt vermeye başlayacaktır.
Sonuç
Bir oyuncunun gerçek gücü, kaslarında değildir. Zihnin dinginliğinde saklıdır. Basketbol bu anlamda tam anlamıyla hem bir meditasyon rolü oynamaktadır.
Bir sonraki yazıda, basketbolun hayatla kurduğu derin bağı ve insanın kendini keşfetme yolculuğuna değineceğim. O yazıda görüşmek ümidiyle basketbolla kalın.
Bir takımın görünmeyen enerjisini yaratan şey, teknik becerilerden çok oyuna duyulan aşktır. Basketbol aşkı oyuncular arasındaki bağı güçlendirir., saygıyı besler ve empatiyi güçlendirir.
Aşkla Basketbol Oynamak
Bir oyuncu sahada yalnızca cesur olmamalı, aynı zamanda hoşgörülü, anlayışlı ve sabırlı olmalıdır. Çünkü basketbolun özünde, insana saygı vardır.
Aşkla basketbol oynayan bir takımda ego olmaz. Egonun yerine anlayış hakim olur. Takım arkadaşın kötü bir gününde olduğunda ona uzatılan el, basketten çok daha kıymetlidir. Sadece takım arkadaşınla saygıyla değil, rakibe duyulan saygı da oyuncunun karakterini büyütür.
Basketbol oyununda her detay, insan ilişkilerini sembolize eder. Örneğin pas atmak paylaşmaktır, savunma yapmak sorumluluk üstlenmektir. Daha bunun gibi düzinelerce örnek verilebilir.
Takım Ruhu ve İnsanlık Üzerine
Aşkla oynamak; sahayı, soyunma odasını, hatta tribünleri bile dönüştürebilir. Bir takımın oyuncuları sevgiyle birbirlerine yaklaştığında, hata korkusu azalır, cesaret ise çoğalarak büyür.
İşte o zaman, takım ruhu bir taktik olmaktan çıkıp yaşam biçimine dönüşür. Basketbolu tam da bu anda keyif alarak oynamaya başlarsınız. Basketbolun büyüsü artık yayılmaya başlar.
Sonuç
Aşkla basketbol oynayan oyuncular sadece maçı değil, kalpleri de fetheder. Çünkü basketbolda asıl zafer sahada kalplerin ortak bir ritimle atmasıdır. Bu da her bir oyuncuyu sahada parlatmaya kuşkusuz yeter.
Bir sonraki yazıda, zihinsel dengenin ve öfke kontrolünün oyuna etkisini ele alacağım. O zamana kadar basketbolla kalmanızı ümit ederim.
Basketbol, sahada yalnızca topun değil, duyguların da el değiştirdiği bir oyundur. Oyun içerisindeki her aksiyon bir bağlılığın ifadesidir. Gerçek bir takım, bireysel becerilerin toplamı değil; birlikte kazanılacak zaferlerin umududur.
Takım Olmak
Oyuncular, kendi egolarını bir kenara bırakıp "ben"den "biz"e geçtiğinde, takımları güçlenip oyuna anlam kazandırmaya başlar.
Takım olmanın özü, birbirine koşulsuz güvenmektir. Bir oyuncunun hatasını diğeri telafi eder, biri düştüğünde diğerleri onu yerden kaldırır. Çünkü sahada herkesin görevi yalnızca kendi başarısının değil, takımın başarısının vurgulanmasıdır.
Takım arkadaşlarının birbirlerine olan güven duygusuyla yalnızca oyun değil, hayat ta şekillenir. Oyuncular bir takımın parçası olmayı öğrendiğinde, yaşamın da bir takım olduğunu fark eder.
Bireysellikten Birliğe Uzanan Yol
Basketbol bize, fedakarlık, dayanışma örneklerini oyun içinde sürekli göstermektedir. Büyük takımlar, sadece yıldız oyuncuların değil aynı zamanda birbirine yürekten inanan takım üyelerinin eseridir.
Dolayısıyla basketbol, oyuncuları zamanla bireysellikten alıp birliğe götüren uzun bir yolculuğun adıdır. Basketbol oynayan gençler bu yolculukla benden çıkıp biz olmayı keşfederler.
Sonuç
Takım olmak, birlikte kazanmanın ötesinde, birlikte insanlaşmaktır. Çünkü gerçek zafer, tabelada değil; birbirine güven duyan oyuncuların gücünde gizlidir.
Bir sonraki yazıda basketbolda aşkı ve hoşgörüyü sahaya nasıl taşıyabileceğimizi konuşacağız. Basketbolla kalmanızı ümit ederim.
Bir oyunun değil, bir yaşam biçimi üzerine oluşturduğum dört bölümlük basketbol yazısı dizisi hazırladım. Basketbol üzerine yazdığım bu yazı dizisini geçen yaz boyunca okuduğum basketbol temalı kitaplardan esinlenerek hazırladım. Her hafta pazartesi günü yayınlanacak yazı dizimi keyif alarak okumanız ümidiyle...
Bir Topun Peşinde, Bir Ruhun İzinde
Basketbol uzaktan sadece bir oyun gibi görünür. Driblingin sesi, potaya çarpan topun yankısı, tribünlerin uğultusu... Oysa basketbolun insan ruhuna dokunduğunu biraz daha yaklaştığınızda fark edersiniz.
Sahaya adım attığınız andan itibaren yalnız bir oyuncu değil, aynı zamanda bir insan olarak deneyim kazanmaya başlarsınız. Ego ile özveri, öfke ile denge, birey ile takım, kalp ile zihin arasında bir çizgide yol almaya başlarsınız. Her basketbol maçınız aynı zamanda kendinizle yaptığınız bir içi yolculuğa evrilir.
Basketbolun Ruhuna Yoluculuk Sırasında
Bu dört bölümlük yazı dizisinde, basketbolun yalnızca taktik oyunları ve tabela sonuçlarıyla değil; insan olmanın özüyle nasıl iç içe girdiğinden söz edeceğiz.
Takım olmanın anlamını, basketbolu aşkla oynamanın gücünü, zihinsel dengenin değerini ve basketbolun hayatla kurduğu derin bağı keşfetmeniz için oyunun o büyüsünden konuşacağız.
Sonuçta Oyun Biter, Ruhu Kalır
Her basketbol maçı bir yerde bitiyor. Korna çaldığında, salonun ışıkları söner, skor tabelası kapanır. Ama o oyunun ruhu; birlik, sevgi, denge ve farkındalık hiçbir zaman bitmez. Yüreğimizin bir yerinde oynadığımız o maç hep canlı kalacaktır.
Basketbol yalnızca kazananları değil, kendini geliştirmeyi başaranları da unutmaz. Çünkü bu oyunun en önemli sayısı, insan olmayı öğrenmektir.
Dört bölümlük yazı dizisinde görüşmek ümidiyle, basketbolla kalın.
Basketbolun Ruhuna Yolculuğun Bölümleri
1. Bölüm; Takım Olmak: Bireysellikten Birliğe Uzanan Yol
2. Bölüm; Aşkla Oynamak: Takım Ruhu ve İnsanlık Üzerine
Tam saha baskı, özellikle altyapı seviyesindeki genç basketbolcu adaylarının çok zorlandığı bir savunma taktiğidir. Yoğun baskı altında topu oyuna sokmak, doğru yerleşim ve karar verme becerisi gerektirir. Ancak dört temel yerleşim kalıbını bilmek, tam saha baskıyı yönetmenin en etkili yollarındandır.
Tam Saha Baskıya Karşı Dört Temel Yerleşim Kalıbı
Tam saha baskıyla karşılaşan genç basketbolcu adaylarının aşağıdaki dört kalıbı bilmesi başlangıç, hatta orta düzey aşama için yeterli olacaktır:
Paralel yerleşim ile kat
Paralel yerleşim ile perdeleme
Dikey yerleşim ile perdeleme
Dikey yerleşim ile kat
Bu yerleşim biçimlerini doğru kullanan takımlar, daha topun oyuna girmesiyle birlikte tam saha baskının etkisini ciddi oranda azaltabilir. Akabinde oyunun kendi temposuna uygun şekilde akmasını sağlayabilir.
Bu yerleşimler, özellikle topun güvenli oyuna girişini ve ilk pas bağlantısını kurarak hücum bağlantısını kolaylıkla devam etmesini sağlamaktadır.
Altyapıda baskı neden panik yaratır?
Altyapı seviyesindeki oyuncular henüz oyunu okuma, pas zamanlaması ve saha görüşü becerilerini geliştirme aşamasındadırlar. Bu nedenle tam saha baskı karşısında telaşa kapılmaları doğaldır.
Telaşı ortadan kaldırmak için oyunculara fundamental becerilerini sistemli şekilde kazandırılmakla aşmak mümkündür. Dolayısıyla taktik setlerden önce genç basketbolcu adaylarının şu becerileri kazanması önerilebilir:
Baskı altında pas açısı yaratma,
Topun güvenliği ve dribling yönünü kontrol etme,
Doğru yerleşim ve spacing bilinci aşılama,
El-göz koordinasyonuyla hızlı karar vermeyi kazandırm.
Bu ilkeler, genç basketbolcu adaylarının baskı karşısında soğukkanlılığını korumalarını sağlar.
Gerçek Oyun Senaryolarıyla Baskı Kırma Çalışmaları
Tam saha baskıyı kırmak için yapılan antrenmanların oyunun gerçek anlarına benzer şekilde planlanması büyük yararlar sağlar. Bu durumlar için aşağıda birkaç senaryoyu paylaşmak istiyorum.
Sayı sonrasında topun oyuna sokulmasıyla başlayan bir drill ile,
Savunma ribaundundan sonra baskının oluşacağı bir drill ile,
Serbest atıştan sonra yerleşen bir baskıyla,
2ye2, 3e3, 4e4 gibi küçük grup drilleriyle tam saha baskı çıkışı çalışılabilir.
Bu çalışmalar hem hücum hem savunma açısından farklı konumlarda genç basketbolcu adaylarının doğru yerleşim alışkanlığı kazanmasına yardım eder. Ayrıca oyuncuların oyun farkındalığı ve saha görüşü gelişir.
2025-26 Euroleague sezonundan iki örnekle üst düzeyde tam saha baskıyı kırmanın nasıl yapıldığını gösteren uygulamalar bu yazıda bakacağız. İkinci turda oynanan iki maçtan şu örnekleri analiz edeceğim:
Dikey yerleşim ile perdeleme - Anadolu Efes vs Hapoel Tel Aviv
Paralel yerleşim ile kat - Panathinaikos Aktor vs FC Barcelona
Bu örnekler, hem topun oyuna giriş sürecinin hem de spacing düzeninin önemini net biçimde gözler önüne seriyor.
Dikey Yerleşim ile Perdeleme: Efes - Hapoel Örneği
Anadolu Efes, Hapoel'in tam saha baskısına karşı topu oyuna Cordinear (10) ile sokmaya hazırlanır.
Şehmus (2) pedeyi kullanarak çembere doğru kat eder, ancak savunma önlem alınca kalıbın devamı olan açık alana yönelerek yeniden pas almak ister.
Bu esnada Smits "shape up" yaparak (topa görünmek) pas almak için açı kazanarak pası alır.
Cordinear akabinde sahaya girerek Smits'ten topu geri alır. Ardından Şehmus ve Cordinear paralel olarak ileri hareket ederken, Smit orta koridoru doldurur.
Bu düzen, baskının etkisini minimize eder ve Efes'e geçiş hücumu (transation offense) için şans verir.
Paralel Yerleşim ile Kat: Panathinaikos - Barcelona Örneği
Barcelona, Panathinaikos'un baskısına karşı topu oyuna sokarken Cale (3) topu alır.
Guardlar, Satoransk (13) ve Punter (0) dirseklerde konumlanarak kısa köşelere ani kat yapar.
Satoransky topu aldıktan sonra Cale orta koridoru kullanarak koşar ve kanada geçerek Pera (44)'nınortaya geçmesiyle rotasyon yaparlar. Punter ise Satoransky ile paralel ileriye doğru hareket eder.
Böylece topu güvenli bir şekilde ileriye taşırlar. Savunma yarı sahada taktik geliştirip ikili sıkıştırma yapsalar da, doğru spcacing sayasinde baskı etkisini yitirir.
Bu örnekler, tam saha baskıyı kırmanın temel prensiplerini başarıyla yansıtır. Her iki örnekte de yarı saha devam ilkeleri vardır. Ancak yarı saha geçiş anını vurgulamak için bu konuya değinmeyeceğim.
Genç Basketbolcu Adaylarına Öneriler
Tam saha baskıya karşı topun oyuna güvenli girişi, yüksek koordinasyon ve takım bilinci gerektirir. Bu becerileri geliştirmek için aşağıdaki çalışmalara yer verilebilir:
2'li, 3'lü, 4'lü baskı kırma drilleri içeren tekniklere,
Orta koridorun kullanılması ve spacing odaklı pas drillerine,
Zamanlama temelli top alma ve perdeleme koordinasyonu içeren driller.
Küçük gruplarla yapılacak bu tip antrenmanların sayesinde genç basketbolcu adayları şu becerileri kazanacaklardır:
Tam sahada basketbol oynamanın farkındalığına varırlar.
Baskı altında karar verme becerileri gelişir.
Oyunun ritmini kontrol etme becerileri gelişir.
Unutulmamalıdır ki, tam sahada basketbolu öğrenen bir oyuncu, yarı saha basketbolunu çok daha kolay öğrenir ve geliştirebilir.
Tam saha baskı, oyuncuların taktiksel gelişimleri açısından onların düşünme yetisini güçlendirir. Genç basketbolcu adaylarına doğru yerleşim kalıpları ve baskı kırma ilkeleri öğretildiğinde, baskı artık onlar için bir tehdit olmak yerine oyun temposunu yönlendirme şansı olur.
Basketbolda en kritik unsurlardan biri top paylaşımı ve oyun içi farkındalıktır. Bu kriterler, hücumda hızlı ve doğru karar vermeyi ve savunmada dengeli yerleşimi sağlar. Topum Sende drilli, genç basketbolcu adaylarının pas zamanlaması, karar verme becerisi ve dikkat seviyelerinin gelişmesini sağlar.
Topum Sende drillinde aynı zamanda, fastbreak ataklarında coast to coast becerisini desteklerken, transation defense (savunmaya dönüş) konusunda da önemli kazanımlar elde edilmesini sağlar.
Topum Sendeki Temel Amaç
Bu drilldeki temel amaç, genç basketbolcu adaylarının pas becerilerini geliştirmek, açık alan yakaladıklarında dribling kanallarını etkili kullanarak çembere gitmelerini sağlamak ve pozisyonu isabetli bitirişlerle tamamlamalarına yardımcı olmaktır.
Böylece genç basketbolcu adaylarının açık alanda basketbol oyun bilgisi kazandırılmaya çalışılır. Çünkü açık alanda basketbol oynamayı beceren genç oyuncular, yarı saha basketbolunu öğrenmeye başlarlar. Açık alanda basketbol oynamak için ideal bir drill olarak Topum Sende ön plana çıkmaktadır.
Topum Sende'nin Uygulaması
Oyuncular, orta saha çizgisinde karşılıklı olarak dizilir.
Karşılıklı oyunculardan birinde top vardır.
Koçun talimatıyla karşılıklı oyuncular paslaşmaya başlar. Paslaşmalar işaret gelene kadar hızlı olmalıdır.
Pası veren ve pası alan oyuncuların çabuk refleks göstermesi gerekir.
Pas trafiği kontrol altında tutularak,; çabuk, kuvvetli ve isabetli pasların yapılması oyuncuların dikkat seviyelerini geliştirir.
Koçun sinyali beklenirken oyuncuların konsantrasyon ve dayanıklıkları sınanır.
Koçun sinyaliyle birlikte topa sahip olan oyuncu kendi bulunduğu yarı sahanın çemberine dribling kanalını etkili kullanarak hızlıca çembere gitmelidir.
Topu kontrol etmeyen oyuncuysa, toplu oyuncuyu ebelemeye (savunmaya geçmeye) çalışır.
Toplu oyuncu kendisini kovalayandan kaçarak isabetli basket bulmaya çalışır.
Topum sende drilli, hem rekabetçi hem de eğlenceli bir antrenman ortamıyla oyuna renk katar.
Kazanımlar Nelerdir?
Fundamental: Oyunculara pas isabeti, top kontrolü, pas hızını ayarlama, dribling kanalını etkili kullanma, fastbreak ve coast to coast becerisi kazandırır. Ayrıca fastbreak sonrası transation defense alışkanlığı kazandırarak hücum-savunma geçişlerini hızlandırır.
Kondüsyon: Devamlı hareketlilik sayesinde hem zihinsel hem de fiziksel dayanıklık gelişir. Bunun yanı sıra oyuncuların sahadaki farkındalık özellikleri güçlenir.
Mental: Oyuncuların dikkat dağınıklığını azaltır, oyun içinde "her an hazır olma" bilinci pekişir. Genç basketbolcu adaylarının karar verme süreçlerinde etkili rol oynar.
Takım Uyumu: Oyuncuların birbirlerini görmesi, duyması ve hissetmesi üzerine kurulu bir paylaşım ortamı sağlar. Paslaşan oyuncular taraflara göre iki takıma ayrıldığında "en çok sayı bulan grubun kazanması" kuralı eklenerek takım ruhu ve rekabetçilik gelişir.
Yaş Gruplarına Göre Uyarlaması
U12: Oyunun eğlenceli yönünü ortaya konularak grup yarışmaları şeklinde uygulanabilir.
U14 ve U16: Hız ve yön değişiklikleri içeren varyasonlarla zorluk seviyesi arttırılır. Örenğin sahaya yerleştirilen kukalarda yön değişikliği yaptırarak geriden gelen oyuncuyla 1e1 oynatmak gibi.
Üst seviye: Dar alanda, yüksek tempolu ve süre tutularak uygulama gerçekleştirilebilir. Böylece oyuncuların hız ve dar alanda karar verme becerileri geliştirilir.
Topum sende drilli oyuncuların koordinasyon becerilerini geliştirilmesi sağlanır. Çalışmanın temposu oyuncuların seviyesine bağlı olarak ayarlanabilir. Topum sende drilinde sadece pas becerileri geliştirilmez. Aynı zamanda takım içi iletişimi de güçlendirerek oyuncuların sahadaki farkındalıklarını geliştirir.
Topum Sende drillinde genç basketbolcu adaylarına açık alanda basketbol oynama becerisi kazandırılır. Genç basketbolcu adayları unutmamalıdır ki; açık alanda basketbol oynayan bir oyuncu, yarı saha basketbolunu daha iyi oynar. Açık alan basketbolunu öğrenmek, bireysel gelişim açısından son derece kıymetlidir.
Bir sonraki basketbol eğitim yazısında görüşmek ümidiyle, basketbolla kalın.
Bireysel gelişim sadece temel becerileri çalışmakla olmaz. Kondüsyon, mental dayanıklık ve iletişim becerileri de büyük bir öneme sahiptir. Tam bu noktada XOX drill, spor okulundan A takım seviyesine kadar her yaş grubunda uygulanabilen, eğlenceli ve yarışmacı bir yapısıyla genç basketbolcuların gelişimine katkı sunan bir çalışmadır.
XOX Drillinin Hikayesi
XOX drilli, bir A takımın kondüsyon antrenmanını izlerken esinlendim. Aslında XOX oyununu (tic-tac-toe) basketbola uyarlayarak eğlenceli bir hale getirdim. Daha önce de blogumda belirttiğim gibi, farklı spor dallarında kullanılan birçok drill düzenlenerek basketbola uygun hale geldiğinde ortaya çok verimli antrenman içerikleri çıkartılabiliyor.
Daha önce blogumda buna benzer pek çok drilli anlatmıştım. Basketbol Eğitimi sekmesinde buna benzer pek çok drill bulabilirsiniz.
XOX Drilli Nasıl Hazırlanır?
Drilli uygulamadan önce takımı iki gruba ayırmalısınız. Örneğin Kırmızı Takım ve Sarı Takım. Orta sahaya da XOX oynamak için 9 karelik bir alan yerleştirin. Ayrıca 3 kırmızı ve 3 sarı kukanın XOX alanının yanına konması gerekir.
Oyunun kuralı basittir: XOX oyununun orjinalinde olduğu gibi yatay, dikey ya da çapraz şekilde üç hamle yapan takım galip gelir.
Drill XOX'in Uygulama Adımları
Takımlar karşılıklı olarak dip çizgide arka arkaya sıralanır.
Oyunda her takımda 1 basketbol topu vardır.
Takımların önünde yan çizgiye yakın kedi merdiveni (agilitiy ladder) yerleştirilir.
Baştaki oyuncu basketbol topuyla kedi merdiveninde koçun belirlediği hareketi uygular.
Oyuncu, dribling yaparak takımın çaprazındaki kanattan üç sayı çizgisinde şut atar.
Şut atan oyuncu ribaunt aldıktan sonra topu sıradaki oyuncuya verir. Eğer şut isabetli olmuşsa, oyuncu XOX platformuna takımına ait bir kukayı yerleştirir.
Oyun boyunca takımlar, üçer kukayı yatay, dikey veya çapraz olarak dizmeye çalışır.
Eğer üçlü hat oluşturulamazsa, sayı bulan oyuncular platformdaki takımına ait kukalardan birini alarak boş bir kareye koyarak üçlü hattı tamamlamaya çalışırlar.
Oyunu kazanan takım üçlü hattı oluşturan takım olur. Kaybeden takımaysa örneğin "intihar drilli (suicide drill)" yaptırılır.
XOX Drillinin Kazandırdıkları
Fundamental gelişimi: Şut, ribaund pas vb becerileri oyun içerisinde kazandırabilirsiniz.
Kondüsyon: Sürekli hareket, sprint ve tekrar sayesinde kondüsyon gelişiri.
İletişim: Takım içi koordinasyon ve iletişim gelişir.
Mental dayanıklık: Oyunun yarışmacı yapısı sayesinde karar verme ve baskı altında doğru hamle yapma becerisi artar.
XOX Drill, hem eğlenceli hem de öğretici yapısıyla spor okulundan A takıma kadar her seviyede kullanılabilecek bir çalışmadır. Bu çalışmayı uygulayacak ekiplere şimdiden iyi eğlenceler diyerek basketbolla kalmanızı ümit ederim.
Basketbolu büyülü kılan şey yalnızca basketler değil; anların gücüdür. Topun havada süzülmesiyle milyonların nefesini tutmasını sağlayan şey, sporun evrensel dilidir. Bu anlar, tarihin hafızasına kazınır ve spor kültürünü simgeler hale gelir. 7 Mayıs 1989'da Micheal Jordan'ın attığı "The Shot", unutulmaz bir an olarak tarihe geçmiştir.
The Shot'ın Hikayesi
1989 NBA Play Off'ları, Doğu Konferansı 1. turunda Chicago Bulls ile Cleveland Cavaliers karşı karşıya geldi. Seride durum 2-2 idi; yani beşinci maçta "ya herro ya merro" söz konusuydu. Maç Cleveland'ta Richfield Colesium'da oynandı. Dördüncü çeyrekte üstünlük tam 6 defa el değiştirdi.
Bitime 6 saniye kala Jordan, jump shot ile Bulls'u 98-99 öne geçirdi. Ancak Cavs ATO oyunda Craig Ehlo'nun topu oyuna soktuktan sonra hand off pas almasıyla turnike bularak 100-99 öne geçti. Bitime 3 saniye kala Bulls molaya giderken 20.473 seyirci maçı artık Cavs'in kazanacağını düşünüyordu.
İşte son 3 saniyede Bulls adına Jordan o muhteşem anı oynamak için sahneye çıktı. O gece 44 sayıyla oynayan Jordan, "The Shot" olarak bilinen o muhteşem anla basketbol adını yazdı. Phill Jackson, Kutsal Çemberler adlı kitabında beşinci maçtan önce şunları yazmıştır:
"Dördüncü maçta Jordan seriyi kazandıracak faul atışını kaçırmıştı. Kaçan serbest atıştan dolayı kendini harap etmiş ve arkadaşlarının söylediğine göre tüm geceyi televizyon karşısında geçirmiştir. Beşinci maç için uçaktan inerken Jordan, ayağa kalkarak kendinden emin bir şekilde konuşmaya başladı: "Korkmaya gerek yok! Biz bu maçı kazanacağız." Takım üzerindeki o ağır hava bu sözlerden sonra dağıldı. Jordan'ın ne söylediği o kadar önemli değildi, fakat bence asıl önemli olan böyle bir değişikliği anında yaratabilecek büyük güveni kazanmış olmalıydı. Sonraki gün verdiği sözü, bizi 100-101 öne geçiren buzzer ile attığı o inanılmaz şutla tuttu. O zamandan beri, o sayı Chicago'da yalnızca "The Shot" diye anılır."
The Shot'ın O Anı
Bulls'un ATO oyununda, Brad Sallers topu oyuna soktu. İki oyuncu, Crag Ehlo ve Larry Nance; Jordan'ı durdurmaya çalıştı. Buna rağmen Jordan topu aldı, terse doğru iki dribling yaptı ve serbest atış çizgisi civarında yükseldi.
Ehlo aynı anda sıçrayarak şutu engellemeye çalıştı ama Jordan havada asılı kalırken, Ehlo parkeye doğru inerken o unutulmaz şut potadan geçti. Skor Bulls 100-101 kazandı. Jordan'ın sevinçten zıplayıp havayı yumruk sallaması ve Ehlo'un yere düşmesi bu anın simgesi haline geldi.
O an, yalnızca Bulls'un seriyi kazanmasını değil, Jordan'ın basketbol tarihindeki başrolü olduğunun simgesi oldu.
Micheal Jordan ve Bulls efsanesinin anlatıldığı dizi Son Dans'ta bu an hakkında şu konuşmalar yer almaktadır.
Jordan:
"Beni bu seri boyunca en iyi tutan oyuncu Ron Harper'dı. Son toptan önce beni onun savunacağını bekliyordum. Ancak moladan döndüğümde Ehlo'nun beni tutması bence büyük bir hataydı."
Harper:
"Koça MJ'yi ben tutayım dedim. Ama o hayır Ehlo onu tutacak deyince. 'Peki o zaman, ne halin varsa gör' dedim."
The Shot'ın Teknik Analizi
Jordan'ın şutu sadece dramatik değil, aynı zamanda teknik bir mükemmellik taşıyordu:
Top alma; önce Ehlo'yu bir tarafa sürükleyip onun dengesini bozarak pas aldı.
Dribling; savunmanın tersine iki hızlı dribling yaparak şut için alan kazandı.
Havada kalma; şut atmak için yükseldiğinde havada kaldığı anda şut attı. Havada kalma süresinin uzun olması Jordan'ın imza hareketlerinde biridir.
Şut mekaniği; gözler hedefte çembere dönük, topun uygun yayda gidişi ve yumuşak bilekle şut.
O an; yumruk sevinci, Ehlo'nun yere düşüşü o anı ölümsüzleştirdi.
Bu detaylar büyük anların sadece yetenekle değil, aynı zamanda disiplin konsantrasyon ve mental üstünlükle geldiğini gösterdi.
The Shot'ın Önemi
Micheal Jordan'ın kariyerindeki ilk büyük anı olarak kabul edilmektedir.
The Shot, Jordan'ın rekabetçiliği ve soğukkanlılığını simgeler.
NBA tahininin unutulmaz anlarından biri olarak klasikleşmiştir.
NBA tarihinde play off'larda atılan ilk buzzer beater olmuştur. Bundan 30 yıl sonra Kawhi Leanard böyle bir şutla Jordan ile aynı cümlede anılmıştır.
"The Shot" tüm basketbol severlerin zihninde bir dönüm noktası olmuştur. O an basketbolun yalnızca sayı üretmek değil; aynı anda zamanı, mekanı ve rakibi yenme sanatı olarak tarif edilebilir. "The Shot", basketbolun kültürel hafızasında yerini alan bir klasiktir.