Basketbol sahası, benim için her zaman bir okul oldu. Bu okulda sadece top sürmeyi, veya sayı atmayı değil; düşmeyi, kalkmayı, adalete inanmayı, dayanışmayı ve kendini bulmayı öğrendim. "Seni Basketbol Takımına Aldım" romanı, anılarımdan süzülerek kurguyla harmanlanan basketbol yolculuğumun yansımasıdır.
Seni Basketbol Takımına Aldım | Elif'in İlham Veren Öyküsü (12)
Bölüm 12
Elif'in İlham Veren Öyküsü
Ulusal finaller için Denizli'ye hareket ederken yüreğimizde heyecan, kaygı ve bilmediğimiz bir şehirde kazanacağımız umudun karışımı vardı. Takım otobüsüyle şehre girerken, Denizli il sınırı tabelasını geçtiğimiz an sıradan bir şehire değil, kaderimizi belirleyecek bir yolculuğa adım attığımızı hissettik.
Pansiyona yerleşmeden önce hep birlikte heyecanla yürümeye başladık. Yolumuzu kaybettiğimiz anlardan birinde Burcu'nun "Galiba eve yürümeye karar verdik" esprisiyle kahkahalara boğulduk. Şehir değil, ruhumuz yürüyordu adeta. Pansiyonun koridorlarından geçerken ayak seslerimiz Melek'in Son Sesi'nin melodisini fısıldıyordu. Şimdilik yalnızca biz duyuyorduk; ama kupayı kaldırdığımızda herkes duyacaktı.
SENİ BASKETBOL TAKIMINA ALDIM | Melek'in Son Sesi (11)
Bölüm 11
Melek'in Son Sesi
Melek'in Son Sesi sahada duyulmazdı ama basketbol karakterimizde hissediliyordu. Her alkış alan pas, her yardım savunması, her top çalındığında onun sessiz melodisi yükseliyordu. Sanki sahada görünmez bir orkestra vardı da, bizler onun parmak uçlarıydık. Artık en gürültülü salonlarda bile birbirimizin gözlerine bakarak sessiz bir dilde anlaşabiliyorduk.
Tabelada yenilmiş olsak bile kalbimizdeki basketbol ateşi sönmüyordu. Her yere düşüş, birlikte kalkmak için bize bir fırsattı. Takım olmak böyle bir şeydi. Düştüğünde biri elini uzatır, sendelendiğindeyse elinden tutardı. Basketbol sahasında atan kalplerimiz bir olmuştu. Beethoven'ın Ay Işığı Sonatı gibi derin bir ahenk içinde basketbol oynuyorduk. İşte bu ahenk, Melek'in Son Sesiydi.
Sessiz Dayanışma
"Bu sezonun adı boşuna Melek'in Son Sesi değil. O ses artık paslarımızda, savunmamızda, yere düştüğümüzde yeniden doğruluşumuzda ve basketbol sahamızda yankılanıyor. Tınıyı duymanıza az kaldı. Büyüleneceksiniz. Çünkü sadece oynamıyoruz, anlatıyoruz."
SENİ BASKETBOL TAKIMINA ALDIM | Değişim (10)
Bölüm 10
Değişim
Bir basketbol maçında rakiplerin savunma ve hücum taktiği sürekli değişir. Takım arkadaşlarımızın performansının dalgalanmasıyla koç yeni bir oyun planını devreye sokabilir. İşte tam bu noktada Yunan filozofu Heraklitos'un şu sözü aklımıza gelir: "Değişmeyen tek şey değişimdir." Bir basketbolcu olarak değişime ayak uydurmak zorundayız.
"Kızım, son zamanlarda seni biraz düşünceli ve yorgun görüyoruz. Bir şey mi var" Babamın bu sözleri beni rahatlattı. "Annem, babam... Evet, bir sorun var ama sizin müdahalenizi istemiyorum. Benim başa çıkmam gereken bir konu bu," dedim. Annem, "Seni seviyoruz güzel kızım. Ama bize anlatırsan sana belki bir yol gösterebiliriz," diye ekledi.
Melek Öğretmenden Gelen İşaret
SENİ BASKETBOL TAKIMINA ALDIM | Sessizlik ve Eksiklik Hissi (9)
Bölüm 9
Sessizlik ve Eksiklik Hissi
Yaklaşık iki haftadır Melek öğretmenin yokluğunu, onun bize bıraktığı ruhla doldurmaya çalışıyorduk. Antrenmanları şimdilik İbrahim öğretmen yürütüyordu. Melek öğretmenle okulda en iyi anlaşan kişi oydu. Yeni koç gelene kadar bizi yalnız bırakmayacağına dair Melek öğretmene söz vermişti ve sözünü tutuyordu.
Yeni Koçla Tanışma
SENİ BASKETBOL TAKIMINA ALDIM | Melek Öğretmenin Vedası (8)
Bölüm 8
Melek Öğretmenin Vedası
Kayısı Festivali Turnuvasından ikinci olarak eve döndüğümüzün üzerinden tam sekiz ay geçmişti. Ablalarımız mezun olmuş, yerine biz gelmiştik. Melek öğretmenden basketbolun inceliklerini öğrenmek, her birimiz için tarif edilemez bir mutluluktu.
Başlangıcın Sonu
SENİ BASKETBOL TAKIMINA ALDIM | Yeni Bir Diyar, Yeni Bir Sınav (7)
Bölüm 7
Yeni Bir Diyar, Yeni Bir Sınav
Son turnuvada rakiplerimize göre daha üstün olmamız ses getirmişti. Her yerde, hatta yerel gazetemizde takımımız hakkında övgüler diziliydi. Melek öğretmenin dediğine göre, bazı basketbol ustaları maçlarımızı izlemek istiyormuş. Başarımız, semtin sınırlarını aşarak başka şehirlerde bile duyulmaya başlamıştı.
Kayısı Festivali Basketbol Turnuvası Başlıyor
SENİ BASKETBOL TAKIMINA ALDIM | Turnuva Günü (6)
Bölüm 6
Turnuva Günü
"O sabah gözlerimi açtığımda, kalbim göğsümde zıp zıp ediyordu. Geceden beri içimde bir kıpırtı, midemde kelebekler vardı. Bugün ilk maçımın olduğu gündü ve ben uyuyamamıştım bile."
Kahvaltı yaparken babam gözlüğünü düzelterek bana döndü:
"Bak kızım," dedi. "Bu sabah senin için sıradan bir gün değil. Heyecanlısın biliyoruz. Ama şunu unutma; maçı kazanman ya da kaybetmen önemli değil. Önemli olan o sahaya yüreğinle çıkman. Sahada cesaretle durduğun her saniye formanı taşıman bizim için bir önemlidir. Seninle gurur duyuyoruz."
Annem de elimi tuttu:
"Senin o sahaya çıkman bile büyük zaferdir. Yeter ki eğlenmeyi unutma!" dedi.
"Abla basket atınca bana el salla tamam mı?"
Bu sözlerle içimdeki kelebekler özgürleşti. Beni çok güçlü hissettirdi. İşte o gün o kahvaltı masasında kendimle gurur duymaya başladım.
Maça Doğru
"Ribaundu alırsam Elif'i hızlı hücuma koşturarak ona uzun bir pasla asist yaparım," diye ekledi Ayşe.
"Merak etmeyin," dedi Burcu, "hiçbir kız beni kolay kolay geçemez."
Bu heyecanlı sohbetler yemekhaneyi tatlı bir uğultuya boğdu. Sonunda Melek öğretmenimiz ayağa kalktı:
"Hadi kızlar! Şimdi çıkıp basketbolumuzu oynama zamanı. Ama unutmayın, en önemli şey eğlenmek ve takım olmaktır."
Basketbol sahasına ulaştığımızda turnuvanın ilk maçı oynanıyordu. 50'liler Spor ile karşı mahalenin okulu kozlarını paylaşıyordu. Tribündeki yerimizi aldığımızda gözümüz hemen Esentepespor'a takıldı. Karşıdan sahaya yürürken göründüler. Uzun boylu, güçlü oyuncular. Bir an içimden "acaba baş edebilir miyiz?" diye geçirdim.
Çiğdem'e döndüm:
"Ne düşünüyorsun? Bu takıma karşı ne yapabiliriz?"
"Önemli olan boy değil Elifim. Sahaya çıktığımızda öğretmenizin bize öğrettiklerini ne kadar doğru yaparsak, o kadar güçlüyüz demektir. Fundamental her şeydir."
Bu sözler bana güven verdi. Aklıma Çiğdem'le onun arka bahçesindeki ikiye iki oynadığımız maç geldi. Erkek kuzenlerine karşı oynamış, 21-17 kazanmıştık. Maçı bitiren basketi hala hatırlıyorum. Çember altından kanada güçlü bir kat yapmıştım. Pası aldığımda küçük kuzen karşımdaydı. Çiğdem basket kat yaparak bana ISO oynamam için alan yaratmıştı. Jab step yaparak savunmayı tarttım. Sonra jab cross ile onu geçtim. Stop yaptım, pump fake attım. Küçük kuzen sıçrayınca topu sakince potaya bıraktım.
Maç Başlıyor
SENİ BASKETBOL TAKIMINA ALDIM | İlk Turnuva Heyecanı (5)
Bölüm 5
İlk Turnuva Heyecanı
Antrenmanlara başladığım ilk günden bu yana üç ay geçmişti. Günlerin nasıl geçtiğini bile anlamadım. Basketbol antrenmanlarının yapıldığı saha beni yürekten çağıran, ait olduğum bir yer hissi veriyordu. Antrenmanlarıma erkenden giderek öğrendiğim hareketleri tekrar ediyordum. Melek öğretmenin gösterdiği şut tekniği üzerinde özellikle çalışmalar yapıyordum. Eskiden potaya bile yetişmeyen üç sayılık atışlarım artık yerini buluyor. Hatta bazen fileyle buluşan o sesi veriyor. Çuf.








