FIBA 2026 Yeni Basketbol Oyun Kuralları

 Basketbol, gelişen ve değişen bir oyundur. Bu değişim doğal olarak basketbol oyun kurallarının yeniden düzenlenmesini gerektiriyor. FIBA tarafından 2026-2027 sezonundan itibaren yeni kurallar uygulanacak. 

Şut hareketinin tanımı yeniden düzenlenirken, teknik fauller iki farklı kategoriye ayrılıyor, yeni faul sınıflandırmaları getiriliyor ve Instant Replay System (IRS-Var) kullanım alanı genişliyor.

Saha çizgilerinin renkleri, top sürme kuralları ve bazı turnuvalarda takımların sıralanma kriterleriyle ilgili yeni düzenlemeler bulunuyor.

Ben de FIBA tarafından açıklanan ve değiştirilen kuralları inceledim. Bu yazıda, FIBA 2026 yeni basketbol oyun kurallarını oyuncular, antrenörler, hakemler ve basketbolseverler açısından daha anlaşılır bir şekilde ele almaya çalışacağım.

FIBA 2026 Yeni Basketbol Oyun Kuralları

FIBA 2026 Yeni Basketbol Oyun Kuralları

1. Komiser ve Teknik Temsilci Tanımı

Yeni düzenlemeye göre FIBA kurallarında “komiser” rolüne yapılan atıflar, aynı zamanda teknik temsilci rolünü de kapsayacak.

Bu düzenleme, müsabaka organizasyonlarında görev yapan komiser ve teknik temsilci rollerinin kural kitabı içerisinde aynı çerçevede değerlendirilmesini sağlıyor.

2. Basketbol Saha Çizgilerinde ve Renklerinde Değişiklik

FIBA, saha çizgileriyle ilgili temel standartları korurken, saha tasarımında belirli ölçüde esneklik sağlıyor. Yeni kurallara göre tüm saha çizgileri:
  • Tek ve düz bir renkte olmalı,
  • 5 cm genişliğinde bulunmalı,
  • Açıkça görülebilmeli,
  • Oyun alanı ve sınır bölgesinin rengiyle yüksek kontrast oluşturmalı.
Sınır çizgileri aynı renkte olacak. Kenar çizgileri, dip çizgileri, topu oyuna sokma çizgileri ve takım yedek alanlarını belirleyen çizgiler dahil olmak üzere tüm sınır çizgileri aynı renkte olmalı.

Saha işaretlemeleri her iki yarı sahada aynı renkte olacak. Her iki yarı sahadaki aşağıdaki işaretlemelerin renkleri aynı olmalı:
  • Kısıtlı alan,
  • Serbest atış ribaund pozisyonları,
  • Serbest atış yarım daireleri,
  • Serbest atış çizgileri,
  • Üç sayı çizgileri,
  • Şarj yarım daireleri.
Orta çizgi ve orta çember, diğer saha işaretlemelerinden farklı renkte olabilir. Ayrıca orta çizgi ile orta çember:
  • Aynı renkte,
  • Farklı renklerde tasarlanabilir.

3. Şut Hareketi Yeniden Tanımlanıyor

FIBA 2026 kural değişiklikleri içerisinde şut hareketinin (Act of Shooting) yeniden tanımlandı. Oyuncunun gerçekten şut hareketi içerisinde olup olmadığı daha net biçimde değerlendirilecek.

Sıçrayarak yapılan atışlarda şut hareketi ne zaman başlar?

Oyuncunun omuzlarını ve topu rakip potaya doğru yukarı hareket ettirmeye başladığı anda başlar. Bu nedenle yalnızca topun yukarı doğru hareket etmesi yeterli olmayacak. Oyuncunun vücut hareketi ve topun rakip potaya yönelimi de değerlendirilecek.

Oyuncu potaya doğru ilerlerken sürekli hareket hâlinde bir şut eylemi gerçekleştiriyorsa, şut hareketi;
  • Oyuncunun topun kontrolünü ele geçirmesi,
  • Topun oyuncunun elinde kontrol altında bulunması,
  • Top sürmenin sona ermesi veya topun havada yakalanmasının tamamlanması,
  • Oyuncunun şut hareketini sürdürmesi ile başladığı kabul edilecek.
Oyuncunun şut hareketi içerisinde kabul edilebilmesi için ön sahada bulunması gerekiyor. Ancak çeyrek veya uzatma süresinin bitiminden önce kullanılan son şutlarda ve şut saatinin sona ermesinden önceki son şutlarda bu kuralın istisnası bulunuyor.

Oyuncu sıçrayarak şut atma veya hareket hâlinde şut sırasında faul alırsa:
  • Topu takım arkadaşına pas verdiğinde,
  • Topu potadan uzaklaşacak şekilde yukarı doğru hareket ettirdiğinde,
  • Topu yukarı doğru hareket ettirirken rakip potaya dönük olmadığında oyuncu şut hareketi içerisinde kabul edilmeyecek.
Oyuncu drive yaparken faul alır ve sonrasında pas verirse, şut hareketi içerisinde kabul edilmeyecek.

4. Top Sürme Kuralında Değişiklik

Oyuncu ilk top sürmesini tamamladıktan sonra, topun kontrolünü kaybetmediği sürece ikinci kez top süremez. Ancak aşağıdaki durumlarda oyuncu yeniden top sürebilir:
Oyuncu sayı amacıyla şut kullanır ve daha sonra topu yeniden kontrol ederse tekrar top sürebilir.

Rakip oyuncu topa dokunursa oyuncunun yeniden top sürmesine izin verilir.

Oyuncu; takım arkadaşına pas verildiğinde başka bir oyuncu topa temas eder veya başka bir oyuncu topa dokunursa oyuncunun yeniden top sürme hakkı doğabilir.

5. Teknik Fauller İki Kategoriye Ayrılıyor

FIBA, teknik faulleri niteliğine ve ciddiyet düzeyine göre iki kategoriye ayırıyor.

  • Kategori 1 Teknik Fauller
Kategori 1 teknik fauller, oyuncunun oyundan diskalifiye edilmeye dahil edilecek. Bu kategoriye temaslı veya temassız ihlaller girebilecek.
  • Rakibi kışkırtmak,
  • Rakiple alay etmek,
  • Rakibi provoke etmek,
  • Eller, kollar, vücut veya topla rakibi tahrik edici davranışlarda bulunmak,
  • Temas olmaksızın dirsekleri aşırı şekilde sallamak.

  • Kategori 2 Teknik Fauller
Kategori 2 teknik fauller, oyundan diskalifiye edilme hesabına dahil edilmeyecek. Bu kategori daha çok:
  • Davranışsal,
  • İdari,
  • Usule ilişkin,
  • Temassız ihlalleri kapsayacak.

6. Bench Davranışları ve Teknik Fauller

Takım benchinde bulunmasına izin verilen herhangi bir kişi tarafından gerçekleştirilen bazı ihlaller, baş antrenöre verilen Kategori 1 teknik faul olarak değerlendirilebilecek.

Hakemlere, teknik temsilciye, masa görevlilerine veya rakiplere saygısızca iletişim kurulması ya da fiziksel temas gerçekleştirilmesi bu kapsamda değerlendirilebilir.

7. Oyuncunun Teknik Fauller Nedeniyle Diskalifiye Edilmesi

Bir oyuncu aşağıdaki durumlardan biri gerçekleştiğinde maçın geri kalanından diskalifiye edilir:
  • 2 adet Kategori 1 teknik faul,
  • 2 adet kasti faul,
  • 1 adet Kategori 1 teknik faul ve 1 adet kasti faul.

Oyuncu bu nedenle diskalifiye edildiğinde, diskalifiye nedeniyle ayrıca ek bir ceza almayacak.

8. Başantrenörün Maçtan Men Edilmesi
  • Kendi sportmenlik dışı davranışları nedeniyle 2 adet Kategori 1 teknik faul alırsa,
  • Bench'te bulunan kişilerin davranışları nedeniyle toplam 3 adet Kategori 1 teknik faul oluşursa maçın geri kalanından men edilir.

9. Teknik Faullerin Cezası

Bir oyuncu tarafından yapılan teknik faul, kategorisine bakılmaksızın:
  • Oyuncu faulü olarak değerlendirilir,
  • Takım faullerine dahil edilir.

10. Yeni Faul Kategorisi: Oyun Bozucu Faul

FIBA'nın yeni kurallarıyla birlikte, daha önce sportmenlik dışı faul kategorisi içerisinde değerlendirilen bazı pozisyonlar Oyun Bozucu Faul (Disruptive Foul) olarak ayrı bir kategoriye ayrılıyor. Oyun bozucu faul;

Ağır faul seviyesine ulaşmayan, ancak oyunun akışını bozan ve rakibi dezavantajlı duruma düşüren temas olarak tanımlanıyor.

Oyun bozucu faul hangi durumlarda verilebilir?

Savunma oyuncusu, topa doğrudan müdahale etme amacı olmadan, hücum takımının hızlı hücumdaki ilerlemesini durdurmak için gereksiz temas yaparsa oyun bozucu faul verilebilir.

Bu uygulama, hücum oyuncusu şut hareketine başlayana kadar geçerli olacak.

Periyot veya uzatma süresinin sonunda oyun saatini veya şut saatini durdurmak amacıyla yapılan gereksiz temaslar oyun bozucu faul kapsamında değerlendirilecek.

Rakip potaya doğru ilerleyen ve aralarında başka bir savunma oyuncusu bulunmayan hücum oyuncusuna arkadan veya yandan yapılan yasa dışı temaslar oyun bozucu faul olabilir. Bu durum:
  • Hücum oyuncusu topun kontrolüne sahipse,
  • Topun kontrolünü ele geçirmeye çalışıyorsa,
  • Kendisine pas verilmişse geçerli olacak.
Oyun bozucu faul:
  • Faulü yapan oyuncuya yazılır,
  • Takım faullerine dahil edilir.
  • Faul yapılan oyuncu serbest atış kullanır.

Serbest atışların ardından hücum takımı ön sahadaki, skor masasının karşısındaki oyuna sokma çizgisinden oyunu başlatır.

11. Ağır Faul (Flagrant Foul)

Ağır faul, sportmenlik ve adil oyun anlayışına aykırı olan ve niteliği veya ciddiyeti bakımından normal kişisel faulün ve oyun bozucu faulün ötesine geçen temasları kapsıyor. Bir temasın ağır faul olarak değerlendirilmesinde:
  • Rakibe karşı meşru bir basketbol hareketi olup olmadığı,
  • Rakibe zarar verip vermediği veya zarar verme ihtimali,
  • Temasın dikkatsiz, şiddetli ya da tehlikeli olup olmadığı,
  • Topa veya rakibe müdahale amacıyla aşırı ve sert temas yapılıp yapılmadığı dikkate alınacak.
Ağır Faul yapılan oyuncuya:
  • Şut hareketi dışında yapılan faullerde 2 serbest atış,
  • Başarılı şut sırasında yapılan faulde basket geçerli sayılarak 1 ilave serbest atış,
  • Şut başarısızsa şutun değerine göre 2 veya 3 serbest atış verilecek.

Serbest atışların ardından hücum takımı ön sahadaki oyuna sokma çizgisinden oyuna başlayacak.

12. Ağır Faul ve Teknik Faul Kombinasyonları

Bir oyuncu aşağıdaki durumlardan biri gerçekleştiğinde maçın geri kalanından diskalifiye edilir:
  • 2 kasti faul,
  • 2 Kategori 1 teknik faul,
  • 1 Kategori 1 teknik faul ve 1 kasti faul

13. Turnuvalarda Takımların Sıralanması

FIBA, bazı turnuva formatlarında elenen takımların sıralamasını belirlemek için yeni kriterler getiriyor.

Grup aşaması, çeyrek final öncesi eleme veya çeyrek final aşamasından sonra elenen takımların sıralamasında şu kriterler sırasıyla uygulanacak:

  • Grup aşamasındaki sıralama,
  • Galibiyet-mağlubiyet oranı,
  • Sayı farkı,
  • Atılan toplam sayı.

Eşitlik devam ederse ilgili FIBA sıralaması belirleyici olacak. Bu düzenleme, özellikle 16 takımın dört gruba ayrıldığı turnuva formatlarında elenen takımların nihai sıralamasını belirlemede kullanılacak.

14. IRS Kullanım Alanı Genişletiliyor

Instant Replay System, yani Var Sistemi, daha fazla pozisyonun incelenebilmesi amacıyla genişletiliyor.

Özellikle topu oyuna sokma sırasında yapılan savunma faullerinde, faul gerçekleştiği anda topun hâlâ oyuna sokan oyuncunun elinde olup olmadığı incelenebilecek.

Goaltending ve Basket Interference Kararları

Hakemler tarafından verilen:
  • Goaltending,
  • Basket interference kararlarının doğru olup olmadığı IRS üzerinden incelenebilecek.
İnceleme sonucunda kararın yanlış olduğu belirlenirse oyun pozisyonun gerektirdiği şekilde yeniden düzenlenecek.

IRS, topun saha dışına çıkmasına kimin neden olduğunu belirlemek için kullanılabilecek.

Bir faul sonrasında goaltending veya basket interference ihlali olup olmadığı incelenebilecek.

IRS kullanılarak bir faulün niteliği yeniden değerlendirilebilecek.
  • Kişisel faul,
  • Oyun bozucu faul,
  • Ağır faul,
  • Diskalifiye edici faul,
  • Teknik faul olup olmadığı incelenebilecek.


FIBA 2026 Yeni Basketbol Kuralları Hakkındaki Düşüncelerim

FIBA'nın yeni kural değişikliklerini genel olarak olumlu buluyorum. Özellikle modern basketbolun son yıllarda yaşadığı bazı problemlere doğrudan müdahale edildiğini düşünüyorum.

Bana göre değişikliklerin en önemlisi şut hareketinin yeniden tanımlanması.

Oyunun bazı anlarında oyuncuların sayı üretmekten çok temas üretmeye odaklandığı pozisyonları daha fazla görmeye başladık. Özellikle drive sırasında teması arayan, temas aldıktan sonra şut hareketi görüntüsü oluşturmaya çalışan veya hakemin faul kararı vermesi için doğal olmayan hareketler yapan oyuncuların sayısı arttı. 

Oysa oyuncunun temel amacı her zaman:

Avantaj yaratmak, bu avantajı doğru okumak ve hareketini mümkün olan en doğru şekilde tamamlamaktır.

Yeni kuralların bu anlayışı desteklediğini düşünüyorum. Özellikle altyapı basketbolunda bu konu çok önemli. U12, U14 ve U16 yaş gruplarında oyuncuların faul alma becerisinden önce:
  • Doğru açıyla drive etmesi,
  • Temas altında dengesini koruması,
  • Şut ve pas kararını doğru vermesi,
  • Avantajı sonuna kadar kullanması,
  • Hakemden faul beklemek yerine basketbol hareketini tamamlaması öğretilmeli.

Bu nedenle yeni düzenlemelerin yalnızca hakemlik açısından değil, oyuncu gelişimi açısından da önemli olduğunu düşünüyorum.

Oyun Bozucu Faul ve Ağır Faul Ayrımı Bence Gerekliydi

Daha önce farklı nitelikteki bazı fauller aynı başlık altında değerlendiriliyordu. Oysa oyunun son saniyelerinde fastbreak hücumunu durdurmak için yapılan taktiksel bir faul ile rakibin sağlığını tehlikeye atan sert bir temasın aynı kategoride değerlendirilmesi bana göre doğru değildi.

Yeni sistemde bu iki davranışın birbirinden ayrılması, faulün niteliği ile cezası arasındaki orantıyı dengeleyeceğini düşünüyorum.

Ancak burada en önemli konu uygulama olacak. Hakemler standartı tutturabilecek mi?
  • Normal kişisel faul,
  • Oyun bozucu faul,
  • Ağır faul arasındaki farkları aynı standartta değerlendirebilmeli.
Bunun gerçekleşmesi için hakem eğitimleri ve uygulama örnekleri çok önemli olacak.

Teknik Faullerin İki Kategoriye Ayrılmasını Olumlu Buluyorum

Her teknik faulün aynı ağırlıkta olmadığını düşünüyorum. Bir oyuncunun rakibini provoke etmesi ile bir idari ihlalin aynı disiplin sonucunu doğurması adil olmayabilir. Bu nedenle teknik faullerin kategorilere ayrılması, disiplin sisteminin daha orantılı hâle gelmesine katkı sağlayabilir.

Bana göre özellikle antrenörler açısından bench yönetiminin önemi daha da artacak.

IRS'nin Genişletilmesi Doğru, Ancak Oyunun Ritmi Korunmalı

Teknolojinin basketbolun bir parçası hâline gelmesi kaçınılmaz. Özellikle maçın sonucunu doğrudan etkileyen kritik pozisyonlarda hakemlerin doğru karara ulaşabilmesi önemlidir. Ancak basketbolun en önemli özelliklerinden biri oyunun akışıdır.

Bu nedenle IRS kullanımı artarken inceleme yapıldığında:
  • Gereksiz yere uzamaması,
  • Sadece kuralın izin verdiği durumlarda kullanılması,
  • Oyunun doğal ritmini bozmaması gerektiğini düşünüyorum.

Teknoloji hakeme yardımcı olmalı ama oyunun önüne geçmemelidir.

Sonuç: Yeni Kurallar Basketbolun Geleceğini Nasıl Etkileyecek?

FIBA 2026 yeni basketbol oyun kuralları, yalnızca birkaç maddenin değiştirilmesinden ibaret değil. Bu değişikliklerin arkasında daha geniş bir basketbol anlayışı bulunuyor:
  • Gerçek basketbol hareketini desteklemek,
  • Yapay temasları azaltmak,
  • Tehlikeli faulleri ayırmak,
  • Disiplin cezalarını orantılı hâle getirmek,
  • Hakem kararlarının doğruluğunu teknolojiyle artırmak.
Benim açımdan en önemli konu ise şu:

Oyuncularımıza faul almayı değil, basketbol oynamayı öğretmenin önemi vurgulanmaktadır.

Basketbol oyununda temas kaçınılmazdır. Önemli olan oyuncunun temasla karşılaştığında ne yaptığıdır.

Dengesini koruyabiliyor mu?
Avantajını sürdürebiliyor mu?
Şut mu, pas mı, drive mı yapacağına doğru karar verebiliyor mu?

İşte bence yeni kuralların basketbol gelişimi açısından asıl önemi burada ortaya çıkıyor.

Basketbolun geleceğinde; oyunu daha iyi okuyan, teması daha doğru kullanan ve gerçek basketbol hareketlerini daha iyi uygulayan oyuncular öne çıkacak.

FIBA'nın yeni kuralları da bu dönüşümün önemli parçası olabilir.

spacer

Ümit Yanar, Onvo Büyükçekmece Basketbol ile Anlaştı

 Onvo Büyükçekmece Basketbol, yeni sezon öncesinde altyapı organizasyonunda teknik bir hamle gerçekleştirdi.

Bireysel gelişim eğitmeni ve oyuncu gelişim rollerimle 2026-2027 sezonu itibarıyla Onvo Büyükçekmece Basketbol Kulübünün U18 Seri A ve U14 Takımlarının Başantrenörü olarak göreve başladığımı duyurmak istiyorum.

Coach Ümit Yanar

Oyuncu Gelişimini Merkeze Alıyorum 


Uzun yıllardır basketbolun yalnızca teknik ve taktik yönüyle değil; eğitim, karakter gelişimi, liderlik ve oyun kültürü üzerine de çalışmalar yürüttüm, altyapı basketbolunda gelişim odaklı yaklaşımı baz alıyorum.


Bireysel gelişim, scouting, oyun analizi ve modern basketbol üzerine yaptığım araştırmaları hem sahaya hem de yazılarıma yansıtmaya çalışıyorum.


Hedef Sadece Kazanmak Değil, Oyuncu Yetiştirmek


Onvo Büyükçekmece Basketbol’daki yeni görevimde, sporcuların uzun vadeli gelişimini destekleyen sürdürülebilir bir basketbol kültürü oluşturmak istiyorum.


Özellikle U14 ve U18 yaş kategorileri, oyuncuların profesyonel basketbola geçiş sürecinde kritik bir dönemi temsil ediyor. Bu nedenle bireysel teknik gelişim, karar verme becerileri, oyun okuma, savunma alışkanlıkları ve karakter eğitimi çalışmaların merkezinde yer alacak.


Benim açımdan basketbol; skor kadar gelişim, rekabet kadar öğrenme ve sonuç kadar sürecin önemi büyüktür.


Büyükçekmece Basketbolda Yeni Dönemim


Onvo Büyükçekmece Basketbol, yıllardır birçok genç oyuncunun gelişimine katkı sundu.


U18 Seri A ve U14 takımlarıyla bilgi birikimimi, oyuncu gelişimi odaklı yaklaşımımı ve modern basketbol anlayışımımla kulübün altyapı vizyonuna katkı sağlamayı hedefliyorum.


Yeni sezon boyunca antrenmanlardan oyuncu gelişimine, basketbol eğitiminden altyapı organizasyonuna kadar birçok çalışmayı bloğum üzerinde paylaşmayı planlıyorum.


Yeni Sezon İçin Dileğim


Basketbol; yalnızca sayı atmak ya da maç kazanmak değil, aynı zamanda karakter inşa etmek, sorumluluk almak ve birlikte üretmeyi öğrenmektir.


Onvo Büyükçekmece Basketbol çatısı altında başlayacak bu yeni yolculuğun; kulüp, sporcular, veliler ve Türk basketbolu adına değerli kazanımlar ortaya çıkarmasını dilerim.
spacer

Bir Zamanlar Okulum Öğrencileri | Ergin


Bazı şehirler vardır; yalnızca görev yaptığınız yer olarak kalmaz anılarınızda yer alır. Benim için Muş'un Varto ilçesindeki ilk görev yerim tam da böyleydi. Öğretmenlik hayatım boyunca unutamayacağım çok değerli bir başlangıç noktasıdır.

Orada öğrendiklerimi anlatmaya kelimeler yetmez. Bir mesleğe başladığım an değil; aynı zamanda insanı, dayanışayı, yokluk içinde üretmeyi, bir öğrencinin kalbine dokunmanın ne kadar değerli olduğunu öğrendim.

Bu yazı, bugün aktif bir iletişimim olmasa da sosyal medyada birbirimizi takip ettiğimiz tüm öğrencilerime içten bir selam olsun.

Ergin Aktaş

Muş Varto'ya İlk Girdiğim Gün

Varto ilçesine ilk girdiğim günü hatırlıyorum. Minibüs ilçeye girerken tabelada "Nüfus 17400" yazısını görünce içimden "17401" demiştim. O anda artık hayatın önemli duraklarından birine ilerleyen genç bir öğretmen olmuştum.

Minibüsten indiğimde etrafıma bakındım, gördüğüm ilk kişiye atamamın yapıldığı okulu sordum. Bana "şu yolu takip et karşına çıkar" dedi. Yürüdüğüm o yol hala zihnimde bütün canlılığını korumaktadır. Kavak ağaçları arasında uzanan, rüzgarın dallarla kendine özgü bir melodi çaldığı o yol beni bambaşka bir hayata götürdü.

Okulun bahçesine adımımı ilk attığım anda şaşkınlığımı giderememiştim. Kafamda küçük, mütevazi bir bina vardı. Oysa oldukça geniş bir araziye kurulu büyük bir okulla karşılaştım.

Henüz öğrenciler yoktu, sessizlik ve ben vardım. Ama biliyordum ki okulun beden eğitimi öğretmeni olarak öğrencilerle birlikte göreve başlayacaktım.

Lojman, Yatılı Okul ve Bekleyiş

Bana lojmandan bir süre evi olacak bir oda verildi. Öğrencilerim de yatılıydı. Yani artık sadece ders zamanları değil günün her saatinde canlı olan bir yerdeydim. Haftada iki gün tüm gün nöbet görevim vardı. Yani dersler bittikten sonra öğrencilerle birlikte olmaya devam edecektim.

Öğrencilerim birer ikişer gelerek odalarına yerleşmeye başladılar. Yüzlerinde yeni eğitim-öğretim yılının merakı vardı, tıpkı bendeki gibi.

Tecrübeli öğretmenlerimizin liderliğiyle bir oryantasyon süreci yaşadım. Böylece öğretmenliğin sahadaki uygulamasıyla ilk defa karşılaşmış oldum. Öğrencilerin ilk gecelerinde adeta sabaha kadar konuştular. Pencerelerden taşan sesler bahçede yankılanıyordu.

Öğrencilerimle İlk Karşılaşma

İlk dersime girdiğim anı hala hissedebiliyorum. İtiraf etmeliyim ki elim ayağıma dolanmıştı. Yıllardır basketbol koçluğu yapıyordum yani çocukların karşısında oldukça tecrübeliydim ama öğretmen olarak çocukların karşısında olmak bambaşka bir şeydi.

Öğrencilerimle ilk bakışmamızda merak, beklenti, güven isteyen gözler vardı. Öğrencilerim adeta "hadi öğretmenim bize yol göstermeye başla" diyordu. Anladım ki, öğretmelik sadece bilgiyi aktarmak değil, güçlü bir ilişki kurmaktır.

Geriye dönüp baktığımda, o okulda geçirdiğim 3 yılda öğrencilerime elimden geldiğince çok şey katmışım. 

Ergin ile Tanışma

Yeni olduğumu bilen öğrenciler benimle bir bir tanışmaya geliyordu. "Hocam hoş geldiniz, ben ..." diye başlayan cümleler sıcacık sohbetlere dönüşüyordu. İşte bu ilk öğrencilerimi asla unutmadım, unutamayacağım.

Bu tanışma fasıllarından biri Ergin ile oldu.

Ergin, zamanla yalnızca öğrencilerimden biri olarak kalmadı, öğretmenlik kariyerimin en özel figürlerinden birine dönüştü. Yıllar boyunca görüşmeye devam ettik. Aramıza kilometreler girmiş olsa da birbirimizi arayıp sorduk. 

Bir gün bana, "öğretmenim siz yenisiniz; isterseniz okula iyice alışmanız için size yardım edeyim" dedi. O zaman anladım ki, öğrenciler de öğretmenin yolunu aydınlatıyor. Varto YİBO'da sadece öğretmenlik yapmadım, onlardan da pek çok şey öğrendiğim için kedimi onlara borçlu hissediyorum.

Ergin ile zamanla okulumda birlikte bir dünya kurduk. Spor dayanışma ve üretme çabasıyla öğrencilerime Ergin'in de büyük çabasıyla yeni ufuklar açmayı başardım.

İmkanlı sınırların olduğu yerde, hayal kurmanın ve onu gerçeğe dönüştürmenin ne kadar kıymetli olduğunu yaşadım. Okula bir basketbol sahası kurduk. Bu öğrencilerim için heyecan, hareket ve ortak bir sevinç alanı oldu.

Çamurda oynadığımız basketbol maçlarının sayısını hatırlamıyorum. Ama o maçların taşıdığı ruhu hala hatırlıyorum. Basketbol öğrencilerimin büyük bir kısmı için yeni bir spordu. İlk kez basketbol topunu eline alan öğrencilerim dahi oldu. Bu yüzden onların oyuna gösterdikleri ilgi, istek ve heyecanları bana tarif edilemez bir mutluluk hissi veriyordu.

Ergin öğrencilerimle aramda adeta bir tercüman olmuştu. Öğrencilerin dinamiklerini, beklentilerini, neye nasıl tepki vereceklerini çok iyi hissediyordu. Bu durumu fark ettiğimde onun fikirlerine daha çok dikkate almaya başladım. Böylece birlikte pek çok projeler üretip hayata geçirdik.

Spor bilgi yarışmalar, voleybol festivali, basketbol maçları, atletizm etkinlikleri, kız-erkek ayırımı yapmadan futbol maçları, sinama gösterimi, tiyatro etkinlikleri, söyleşiler ve daha pek çok şey.

Ergin, öğrencilerin nabzını tutmakta çok iyiydi. Onlar neye ihtiyaç duyuyorsa bana rahatlıkla söylerdi. Biz de elimizden geldiğince talepleri karşılardık. 

İzler Kalıcıdır

Ergin mezun olduktan sonra ilişkimiz devam etti. Hatta zamanla daha güçlü bağlar kurduk. İstanbul'da yollarımız yeniden kesişti. Birçok kez oturduk, konuştuk, geçmişi andık, geleceğe dair umutlarımızı paylaştık. Bir öğrencimin büyümesine, kendi yolunu çizmesine, hayata karımasına tanıklık ettim.

Ergin şimdi uzak bir ülkede hayatını sürdürüyor. Eminim o güzel insan orada da güzel izler bırakıyor.

Ailenle birlikte huzurlu, sağlıklı ve mutlu bir ömür dilerim. Umarım hayat bir gün bizi yeniden bir araya getirir.

Benim için özel bir anı olarak sonsuza kadar yer alacağını bilmeni isterim.
spacer

Hikaye | Seni Basketbol Takımına Aldım

 Basketbol sahası, benim için her zaman bir okul oldu. Bu okulda sadece top sürmeyi, veya sayı atmayı değil; düşmeyi, kalkmayı, adalete inanmayı, dayanışmayı ve kendini bulmayı öğrendim. "Seni Basketbol Takımına Aldım" romanı, anılarımdan süzülerek kurguyla harmanlanan basketbol yolculuğumun yansımasıdır.

Seni Basketbol Takımına Aldım

Bu hikaye,

utangaç bir kız çocuğunun, Melek öğretmenden aldığı ilk pasla alev topuna dönüşerek hayatını basketbolun ritmiyle yazmaya başladığını anlatıyor. Çemberdeki fileyi havalandıran turuncu top, aslında bir ruha dönüşüyor. Bir kadının kendini, takımını ve hayallerini nasıl gerçekleştirdiğini fısıldıyor.

Elif'in basketbolla başlayan yolculuğu onu sadece yetenekli bir oyuncu yapmaz; aynı zamanda adaletsizliğe karşı direnişin sessiz ve güçlü bir lideri haline getirir. Hikayede takımın karşılaştığı zorluklar, özellikle Bekir koçun getirdiği yeni ve sert kurallar karşısında nasıl kenetlendiğini anlatıyor. Bu sadece bir şampiyonluk mücadelesi değil, aynı zamanda kadın dayanışmasının sarsılmaz gücünün değişime uyum sağlamanın ve tüm engellere rağmen hayallerin peşinden gitmenin hikayesidir.

Sahada biriken anılarımdan, 

beni şekillendiren öğretmen ve koçlarımdan, bana ilham veren basketbol emekçilerinden beslenerek, yapay zekanın sağladığı dokunuşlarla yazdığım bu hikaye; basketbolun büyüsüne kapılan, hayaller kuran ve hayatın zorlukları karşısında asla pes etmeyen herkese adanmıştır. "Melek'in Son Sesi" skordan ziyade kazanılan ruhun melodisidir.

Bu hikaye, basketbolun bir hayata nasıl dokunduğunu, zorluklara karşı kenetlenmenin ve hayallerin getirdiği bir zaferin öyküsüdür. 

Unutmayın, 

"bazı paslar sadece sayı getirmez, hayat da değiştirir."

Hazır mısın? Top sende!
spacer

21 Haziran Dünya Emekçi Antrenörler Günü

 Dünya Emekçi Antrenörler Günü'nün 21 Haziran'da kutlanır. Bu tarih sporun görünmeyen kahramanlarına dikkat çekilmesi açısından önemlidir. Antrenörler gününde sadece başarılar kazanan koçları onurlandırmaz, aynı zamanda koçların karşılaştıkları zorlukları ve onların spora verdiği emeği de vurgular.

Basketbol koçları özelindeyse, bu emek çoğu zaman saha dışında devam eden maddi karşılığı kısıtlı ama manevi yükü paha biçilmez bir iştir.

National Coaches Day

21 Haziran Dünya Emekçi Antrenörler Günü Kutlu Olsun!

Basketbol koçlarını, özellikle altyapıda görev yapan emekçi antrenörleri, büyük ustaları ve yaşamını yitirmiş olan basketbol emekçilerini bu vesileyle minnet ve saygıyla anıyorum.

Basketbol koçları yalnızca oyuncuların bireysel gelişimini sağlama görevi yoktur. Takım kimyasını oluşturmak, stratejik kararlar vermek ve insan yetiştirmek gibi çok yönlü sorumlulukları vardır. Özellikle altyapıda çalışan koçlar, sadece sporcu değil, karakterli bireyler yetiştirme sorumluluğunu çok iyi bilir. 

Bir çocuğun hayatına dokunmak, onun disiplinli, özgüvenli, dayanışma içerisinde olan ve topluma örnek olmasına katkı sunmak koçların yaşam biçimidir.

Sahada ve Ötesinde Basketbol Koçları

Kulüplerin ve milli takımların geleceği, oyuncuların altyapıda attığı temelle boyut kazanır. Bu temeli atan, sporcuların ilk adımlarına rehberlik eden, sadece basketbol oyununu değil, aynı zamanda takım olmayı, mücadeleyi, sportmenlik ruhunu öğreten basketbol koçlarının emeği paha biçilmezdir.

Her ne kadar basketbol koçluğu ülkemizde bir meslek olarak tanımlanmasa da, benim için basketbol koçluğu özünde bir emek mesleğidir. Bu emeğin karşılığı sadece alınan ücretle değil, yaratılan ürünle ölçülmelidir. Bir çocuğun potaya attığı ilk basket, alınan ilk galibiyet ya da bir sporcunun "hayatıma yön veren kişi koçumdu" demesi bu emeğin kıymetini ortaya koyar.

Uzun çalışma saatleri, saha içi ve dışı sorumluluklar, düşük ücretler, güvencesiz çalışma koşuları ve daha niceleri... Tüm bu zorluklara rağmen görevini büyük bir özveriyle sürdüren basketbol koçları gerçek bir spor emekçisidir.

Koçların Yaşadığı Sorunlar

Bu özel günde basketbol koçlarını saygıyla anarken, yaşadıkları sorunları bir kez daha vurgulamak tam olarak bu günü vurgulamak için iyi bir zamanlamadır:
  • Koçların sosyal güvencesi sağlanmalıdır. Birçok koç, sigortasız, geçici veya yarı zamanlı çalışmak zorundadır. Bu durum altyapıdaki kulüp organizasyonlarında oldukça yaygındır.
  • Mesleki gelişim imkanları için eşit şartlar oluşturulmalıdır. Ekonomik ve coğrafik sebeplerden dolayı özellikle genç koçların gelişimi kısıtlıdır.
  • Kadın koçların temsiliyeti artmalıdır.
  • Antrenörlüğün mesleki bir uzmanlık olarak tanımlanması gerekmektedir. Koçluğun meslek olarak tanımlanmaması antrenörlerin emeğini değersizleştiren bir bakış açısı doğurmaktadır.
  • Düşük ücret adaletsizliğine son verilmelidir. Koçların kazançları genelde yapılan işe ve harcanan emeğe kıyasla oldukça yetersizdir. Haftanın neredeyse her günü çalışan altyapı koçları geçimini sağlamakta zorlanmaktadır.
Tüm bu sorunlar karşısında isterim ki, daha adil bir antrenörlük için;
  • Koçların örgütlenmeleri teşvik edilmelidir. (TÜBAD, BİDEV, Spor Emek Sen gibi)
  • Federasyonun gözetiminde koçların sosyal güvencesi sağlanmalıdır.
  • Kadın koçların spor ortamında daha görünür ve eşit koşullarda yer alması sağlanmalıdır.
  • Altyapı koçluğu, sistemin kıymetli bir zinciri olarak görülüp maddi ve manevi olarak desteklenmelidir.
21 Haziran Dünya Emekçi Antrenörler Günü, sadece kutlama için değil, aynı zamanda koçların emeğini alma ve hak ettikleri saygıyı bulma mücadelesidir. Koçların emeğini tanımak ve desteklemek sporu adil ve sürdürülebilir yürütmenin anahtarıdır.

21 Haziran Dünya Emekçi Antrenörler Günü'nü kutluyor, oyunda ve her yerde emek veren tüm basketbol koçlarına sonsuz teşekkür ediyorum.
spacer