Savaş ve Basketbol

 Savaş, insanlık tarihinin en karanlık gerçeğidir. Savaş sadece şehirleri ve ülkeleri değil aynı zamanda insanlık ruhunu ve çocukluğun gelecek hayallerini yıkar. Buna karşılık basketbol, çoğu zaman tam tersini yapar. Birlik, dayanışma ve umudu yaratır. Bundan dolayı "savaş ve basketbol" yan yana geldiğinde iki zıt dünyanın hikayesi anlatılır.

Savaş ve Basketbol

Yıkımın Ortasında Umudu Aramak

Savaş ve Basketbol deyince; bir taraftan yıkım ve korku, diğer tarafta birlikte mücadele etmenin gücü vardır. Bosna savaşını anlatan yazar Tijan Sila'nın Saraybosna Radyosu kitabında şu cümle bu gerçeği ifade eder:

Yaşamak herşeyden önce dehşete kapılmak anlamına geliyordu.
Bu söz, savaşın insan hayatını nasıl değiştirdiğini gösterir. Özellikle çocuklar için savaş, oyun oynamak yerine keskin bir nişancıdan kaçmayı öğrenmek demektir.

Savaş sırasında bir çocuk için hayat farklıdır. Okula gitmek, arkadaşlarıyla oynamak, parka gitmek gibi şeyler bile lüks sayılır. Bir çocuğun uzmanlaştığı şeyin oyun değil, hayatta kalmak olduğu gerçeği savaşın en acı bir yüzüdür.

Savaş, sadece ölüm ve korku değildir. İnsanları kimliklerine göre ayıran, toplumu parçalayarak birbirlerine düşman eden bir süreçtir. Savaşın en büyük yıkımı da burada yüzünü gösterir. İnsanlar birbirine yabancı hale gelir.

Savaşın Çirkinliği

Savaş çoğu zaman kahramanlık hikayeleriyle anlatılır. Ancak gerçek başka bir şeydir. Gerçekte savaş filmlerdeki sahnelerden çok uzaktır. Günlerce süren korku, bekleyiş, açlık ve belirsizliklerden oluşur. İnsanın düşündüğü tek bir şey olur, hayatta kalmak.

Bu durum yanıbaşımızda İran'da yaşanmaktadır. Savaş ve baskı ortamları, insanların yaşam nefesini kısmaktadır. Ama tarih bize buna karşı şunu gösteriyor:

Her karanlık dönemin içerisinde umut filizlenir.

Örneğin; ortadoğunun bir yerinde özellikle kadınlar özgürlük talepleri nedeniyle büyük bir mücadele vermektedir. Kadınların toplumsal yaşamda eşit ve özgür bir rol üstlenmesini gerektiren bir düşünceyle barışın mücadelesini veren jineloji düşüncesi var. 

Kadın özgürlüğünü merkeze alarak toplumun yeniden inşa edilmesini savunan bir yaklaşım. Sadece savaşta değil; eğitimde, siyasette, sosyal hayatta kadınlar aktif roller üstlenerek bir toplum modeli kurmaya çalışıyor. Savaş olmadan da barışın sürdürülebilir olacağını. Bu yaklaşım savaşın yarattığı karanlığa karşı güçlü bir umut olarak filizleniyor. Tıpkı sporun ve özellikle basketbolun birleştirici gücü gibi.

Savaşın Karşısındaki Birleştirici Güç: Basketbol

Basketbol sadece bir spor türü değildir. Aynı zamanda takım ruhu, dayanışma ve ortak hedef belirleme anlamına gelir. Basketbol sahasında milliyet, din, kimlik ve dil önemini kaybeder. Önemli olan tek şey birlikte mücadele etmektir.

Savaşın insanları böldüğü bir dünyada basketbol tam tersini üretir. İnsanları aynı potada buluşturur. Aynı hedef için birlikte hareket etmeyi öğretir. Bunun için savaş sonrası toplumlarda sporun büyük bir iyileştirici gücü vardır.

Basketbolun Gençler İçin Umuttur

Savaş bölgelerinde yaşayan gençler için spor çoğu zaman hayata tutunmanın bir yoludur. Basketbol sahası; korkudan uzak, arkadaşlığın kurulduğu ve umutların yeşerdiği bir ortamdır. 

Bir basketbol maçı sırasında oynayanlar, savaşın kimliklerini unutarak oyunun bir parçası olur. Spor, özellikle gençler için toplumsal iyileşmenin aracı olur.

Kadınların basketbol oynamasını da sadece bir sportif faaliyet olarak görmek mümkün değildir. Kadınların basketbol oynamasını aynı zamanda özgürlük talebi, eşitlik mücadelesi, toplumsal dönüşümün sembolü olarak okumakla basketbolun birleştirici gücü görünür.

İki Zıt Dünya: Savaş ve Basketbol

Sonuç olarak savaş ve basketbol iki farklı dünyayı temsil eder. Savaş; yıkımı getirir, korkuyu yaratır ve insanları böler. Basketbol; dayanışmayı yaratır, umudu yeşertir ve insanları bir araya getirir. Tıpkı barış gibi.

Savaşın devam ettiği bir dünyada yaşıyoruz. Oysa farklı insanların bir arada yaşaması mümkündür. Barış mümkündür. 

Savaşın yarattığı karanlığı aşmanın yolu insanların bir arada hareket ettiği alanları çoğaltmakla gerçekleşir.

Bazen bir basketbol sahası, barışın mümkün olduğunu hatırlatan bir yer olabilir.

Dünya Barış Gününüz kutlu olsun.
spacer

Basketboldaki Pozisyonlar Nelerdir?

 Basketbolu yeni öğrenmeye başlayanların karşılaştığı ilk konulardan biri basketboldaki pozisyonlardır. Oyun sırasında sıklıkla PG, SG, SF, PF ve C ifadeleri görülür. Peki bu kısaltmalar ne anlama geliyor?


Bir oyun kurucunun görevi nedir? Şütör guard neden önemlidir? Kısa ve uzun forvet arasındaki fark nedir? Pivotun sahadaki görevi nedir? Bu yazı bu sorulara yanıt verecek.

Basketbolda geleneksel olarak 5 temel pozisyon vardır:
  • Point Guard (PG): Oyun kurucu
  • Shooting Guard (SG): Şütör guard
  • Small Forward (SF): Kısa forvet
  • Power Forward (PF): Uzun forvet
  • Center (C): Pivot
Bu yazıda basketboldaki 5 temel pozisyonu, görevlerini ve bu pozisyonlarda oynayan oyuncularda bulunması beklenen temel özellikleri basitçe ele almaya çalışacağım.

Basketbolda Pozisyonlar

Basketbolda Pozisyonlar Neden Önemlidir?

Basketbol müsabakasında bir takım sahada aynı anda 5 oyuncu bulunur. Her oyuncunun takım içerisinde bir sorumluluğu vardır. Pozisyonları düşünürken sadece "bu oyuncu nerede durur?" şeklinde bakmamak gerekir. Pozisyonlar oyuncuların aynı zamanda:
  • Hücumdaki görevini,
  • Savunmadaki sorumluluğunu,
  • Takım arkadaşlarıyla ilişkisini,
  • Toplu ve topsuz yaptığı işleri,
  • Oyunun hangi bölümünde daha fazla sorumluluk alabileceğini belirleyen temel rol tanımıdır.
Geleneksel basketbolda oyuncular 1'den 5'e kadar numaralandırılır:

1 numara; point guard,
2 numara; shooting guard,
3 numara; small forvet,
4 numara; power forvet,
5 numara; pivot oyuncunu gösterir.

Ancak modern basketbolda bu tanımlamalar giderek esnek hale gelmektedir. 

Point Guard (PG); Oyun Kurucu

Türkçe genelde oyun kurucu olarak kullanılır. Takımın hücumunu organize eder ve oyuna yön verir. Oyun kurucular topu rakip sahaya getirir, takım arkadaşlarını yönlendirir ve hücumun nasıl başlayacağını belirler.

Bu nedenle oyun kurucuyu takımın sahadaki yöneticisi olarak düşünebiliriz. Bir oyun kurucunun temel görevleri şunlar olmalıdır:
  • Hücumu organize eder.
  • Takım arkadaşlarını yönlendirir.
  • Oyun temposunu kontrol eder.
  • Topu çok iyi kontrol eder.
  • Çok iyi dribling yapar.
  • Gerektiğinde şut atar.
  • Takım arkadaşlarını topla doğru zamanda doğru yerde buluşturur.
Oyun kurucunun aynı zamanda oyunu okuyabilmesi ve doğru karar vermesi gereklidir. Kısaca oyun kurucu takımının sahadaki yöneticisi olmalıdır.

Shooting Guard (SG); Şütör Guard

Özellikle şut atma ve sayı üretme konusunda önemli bir rolü vardır. Şütör guardın görevi sadece üçlük atmak değildir. 

Penetre etmek, topsuz etkili kat yapmak, rakibin dış oyuncularını savunmak görevleri arasında yer almaktadır. İyi bir şütör guard:
  • Uzun mesafe şut atar.
  • Catch&Shot konusunda oldukça başarılıdır.
  • Etkili penetre eder.
  • Çok iyi kat yapar.
  • Dış oyuncuları savunur.
  • Takımının skor kaynaklarından biridir.
Özellikle catch&shot yani "pası alırken şut atma" becerisi yüksek kalitede olmalıdır. Kısaca şütör guard takımın önemli skor kaynaklarından biridir.

Small Forvet (SF); Kısa Forvet

Türkçe genelde kısa forvet olarak adlandırılır. Geleneksel pozisyonlar içerisinde en yönlü oyunculardan biridir. Çünkü kısa forvetten hem dış oyuncu gibi hareket etmesini hem de gerektiğinde uzun oyuncu görevini de üstlenmesi istenir. İyi bir kısa forvet:
  • Hem hücumda hem savunmada başarılıdır.
  • Ribaunt becerisi iyidir.
  • Orta mesafe şutları iyidir.
  • Oyunun akışına göre farklı görevler alır.
  • Çabuk düşünür.
  • Hızlı karar verir.
Kısa forvetin en önemli özelliklerinden biri uyum sağlayabilmesidir. Bir pozisyonda sayı atabilirken diğer pozisyonda savunma ve savunma ribaundu sorumluluğunu üstlenebilir. Kısaca kısa forvet takımın çok yönlü oyuncusudur.

Power Forvet (PF); Uzun Forvet

Türkçe genelde uzun forvet terimi kullanılır. Fiziksel gücü, atletizmi ve temaslı oyunuyla ön plana çıkar. Özellikle perde yapmak, takım arkadaşına alan açmak ve fiziksel mücadeleyle takımına katkı sağlar. İyi bir uzun forvet:
  • Atletiktir.
  • Topla potaya gidebilir.
  • Etkili perde yapar.
  • Takım arkadaşlarının boş kalmasına yardım eder.
  • Fiziksel mücadeleden kaçmaz.
  • Hücum ve savunmada temaslı oyunda etkilidir.
Kısaca uzun forvet, takımının fiziksel ve atletik gücünü sahaya taşıyan oyuncudur diyebiliriz.

Center (C); Pivot

Geleneksel basketbolda pivot, genellikle takımın en uzun oyuncusudur. Potaya yakın bölgede önemli sorumluluklar üstlenir. Boyalı alanı kontrol etmek, çemberi savunmak ve ribaunt almak pivot oyuncusunun temel görevleridir. İyi bir pivot oyuncusu:
  • Boyalı alanı kontrol eder.
  • Çemberi savunur.
  • Genellikle takımın en uzun oyuncusudur.
  • Sert ve etkili perde yapar.
  • Box out yapar.
  • Takımın en güçlü ribaunt alan oyuncusudur.
Pivotun sadece uzun olması yeterli değildir. Pozisyon alma, zamanlama, fiziksel güç ve ribaunt sezgisi onun için büyük önem taşır. Kısaca pivot oyuncusu boyalı alanın ve çemberin koruyucusudur.

Basketbolda 5 Pozisyonu Kısaca Nasıl Hatırlarız?

Basketbolda pozisyonları ilk kez öğrenen biri için onları tek tek ezberlemek yerine temel rollerini hatırlamak daha kolay olacaktır.

Oyun kurucu oyunu yönetir.
Şütör guard skor üretir.
Kısa forvet çok yönlü oynar.
Uzun forvet fiziksel ve atletik katkı sağlar.
Pivot boyalı alanı ve çemberi kontrol eder. 

Modern Basketbolda Pozisyonlar Değişiyor Mu?

Evet. Basketbol artık geçmişte olduğu gibi oyuncuların tek bir pozisyona bağlı kaldıkları bir oyun değil. Örneğin bir oyun kurucu oyunu kurmakla kalmayıp aynı zamanda skor da üretebilmeli ya da pivot artık tam saha boyuncu top sürebilmelidir. 

Bundan dolayı günümüz basketbolunda pozisyon bilgisi kadar beceri çeşitliliği önemli bir yer edinmiş durumdadır. Bir oyuncunun ben 4 numarayım demesi sadece 4 numaranın görevlerini yapacağı anlamına gelmez. 

Modern basketbolda amaç, oyuncuların pozisyonlarının temel görevlerini bilmesi ve üzerine farklı becerileri de eklemesine dayanmaktadır.

Pozisyon Seçimi Oyuncunun Geleceğini Etkiler mi?

Özellikle altyapılarda bu konuda dikkatli olmakta fayda vardır. Genç basketbolcu adayları erken yaşta sadece bir pozisyona hapsetmek onların farklı beceriler geliştirmesini kısıtlayabilir.

Örneğin uzun bir çocuğa sadece pivot eğitimi vermek yerine ona; top sürmesini, pas vermesini, karar vermesini, dış oyuncuyu savunmasını, farklı pozisyonlarda oynamasını sağlamak uzun vadede kapsamlı bir oyuncu yetişmesine yardım eder.

Sonuç olarak; basketbolda pozisyonlar oyunun temel yapısını anlamamıza yardımcı olur.

Asıl amaç, oyuncunun kendi görevini bilmesi ve takım arkadaşlarının görevlerini de anlayarak hareket edebilmesidir. Başarılı olabilmek için beş oyuncunun aynı anda doğru karar vermesi etkili olacaktır.

Bu minvalde altyapılarda set hücumu yerine read and react basketbolu gibi sistemlerin oynanması oyuncu gelişiminde daha etkili olduğunu düşünüyorum.
spacer

Judit Polgár'dan Kadın Basketboluna

 Bir satranç tahtasıyla basketbol sahası birbirinden farklıdır. Birinde 64 kare, diğerinde ise 15x28 metrelik bir saha vardır. Birinde taşlar hareket eder, diğerindeyse oyuncular. Birinde fiziksel temas yokken diğerinin önemli bir parçasıdır.

Her ikisinin de ortak bir noktası vardır: Karar verme.

Satranç oyuncusu konumu okur, olasılıkları değerlendirir ve karar verir. Basketbol oyuncusu pozisyonu okur, savunmayı değerlendirip karar verir.

Bu ilişkiye baktığımızda Judit Polgar'ın hikayesi satranç tarihinin önemli bir başarının ötesine taşır. Aynı zamanda kadın sporcuların nasıl yetiştirilebileceği konusunda güçlü bir örnek olarak önümüze gelir.

Judit Polgar; 1991 yılında 15 yaş 4 aylıkken büyükusta unvanı kazandı. Bu ünvan, dünyada en genç yaşta kazanılması açısından önemli bir mesajı içerir.

Satranç ve Basketbol

Judit Polgar Kimdir?

Satranç tarihinin en önemli kadın oyuncularından biridir. Babası tarafından sıra dışı bir eğitimin içerisinden yetişti.

Bu eğitimin temel düşüncesi, üstün yeteneğin yalnızca doğuştan gelmediği; yoğun, sistematik ve erken yaşta yapılan eğitimin çok başarılı bir performans gösterebileceğiydi.

Polgar, kariyerinin büyük bölümünde erkek ve kadın ayırımının ötesinde, bir satranç oyuncusu olarak değerlendirilmek istedi. Kadın kategorisinde başarılı olmak yerine dünyanın en güçlü oyuncularıyla mücadele etti.

2004 yılında dünya sıralamasında 2735 ELO ve dünya 8.liğine kadar yükseldi.

Judit Polgar'ın hikayesinde çıkarılan sonuç; "bir insanın yeteneği değerlendirilirken neden cinsiyeti başlangıç varsayımı olarak kabul ediyoruz" sorusu olmuştur.

Bu bakış açısı kadın basketbolu için de son derece değerlidir. Çünkü antrenman ortamı sporcu yetiştirir.

Kadın Basketbolundaki Beklenti

Bir koçun oyuncusundan beklentisi, oyunun gelişimini doğrudan etkiler. Bu nedenle kadın basketboluna bakış açısından bir soru öne çıkmaktadır.

Kız oyunculara gerçekten daha az mı yetenek atfediyoruz, yoksa onların gelişimine daha düşük bir beklentiyle mi bakıyoruz?

Elbette kadın ve erkek basketbolu arasında fiziksel ve biyolojik farklılıklar vardır. Ancak biyolojik farklılıkların varlığı; basketbol zekası, teknik beceri, karar verme, liderlik, oyun okuma ve öğrenme kapasitesi adına düşük beklentileri oluşturmayı gerektirmez.

Oyunu okuma, pick and roll'e yöne verme, savunmayı organize etme, liderlik, el yakan şutu atma, oyun temposunu kontrol etme gibi beceriler erkeklere özel değildir. Bunları kız çocukları da çok iyi yapabilir. Bu özellikler basketbolun özelliğidir.

Kadın Basketbolunda Yaklaşım

Judit Polgar'ın hikayesinde öne çıkan en önemli kavram: 

"Önce basketbolcu, sonra kadın basketbolcu." 
Bu ifade kadın basketbolunun kendine özgü ihtiyaçlarını görmezden getirmez. Tam tersine, oyuncunun temel basketbol kapasitesini mümkün olduğunca genişlemeyi amaçlar.

Kız basketbolcuların teknik ve bilişsel becerileri bir bütün olarak ele alınmalıdır. Oyuncunun cinsiyeti bu öğrenme hedeflerinin kapsamını daraltmamalıdır.

Kız Oyuncuya Cevap Vermek Yerine Soru Sormak

Koç olarak oyuncuya sürekli doğru yanıtı verirsek, oyuncu zamanla doğru cevabı beklemeyi öğrenir. Bunun yerine ona soru sorarak oyuncunun yalnızca teknik becerisini değil, oyun zekasını geliştirmeyi hedeflemek lazımdır.

Kadın basketbolunda özellikle üzerinde durulması gereken konulardan biri hata algısıdır. Denemeden hata olmaz, hata yapıldığında gelişim de birlikte olur. Bu nedenle koçun görevi oyuncuyu hatadan korumak değil, hatanın öğrenme değerini arttırmak olmalıdır.

Amaç; hatasız oyuncu değil, hatasından öğrenebilen oyuncu yetiştirmektir.

"Kız Gibi Oynama" Kalıbını Kırmak

Kadın basketbolunun gelişimi açısından gereken sorgulanması gereken bir konu kadınların fiziksel yapısıdır. 

Kadın oyuncular fiziksel değildir, agresif savunma yapamaz, baskı altında karar veremez, kritik anlarda karar vermekte zorlanır gibi bazı ifadelerin kadınlarda genellemesi ciddi bir pedagojik sorundur.

Çünkü bir davranışın kadınlarda görülmesi, o davranışın kadınlara ait olduğu anlamına gelmez.

Dolayısıyla oyuncunun özelliklerini cinsiyetinden önce performans profili üzerinden değerlendirmek gereklidir.

Kadın basketbolcu yalnızca performans üreten bir sporcu mudur, yoksa kendi gelişiminin öznesi midir?

Bu ayırım önemlidir. Özne merkezli yaklaşımda bulunulmalıdır. 

Oyuncu düşünür, soru sorar, karar verir, değerlendirir ve rehberlik eder modeli ortaya çıkmalıdır. Bu yaklaşım kadın sporcuların yalnızca basketbol becerilerini değil, özgüven, liderlik, iletişim ve karar verme kapasitelerini geliştirebilir.
spacer

Read and React Basketbolunda Rear Cut Ne Kadar Etkilidir?

 Read and react basketbolunda değişmez bir kural vardır. Pas atıldıktan sonra basket cut yapılır. Bunun pek çok nedeni vardır. Bu yazıda rear cut (arkadan geçiş) konusun tartışarak bu soruya da yanıt vereceğiz. 

Çoğu takım pasla birlikte jump to the ball pozisyonuna geçer. Koçun felsefesine göre bu iki nedenle yapılır:
  • Deny konumunu koruyarak topun geriye verilmesini engellemek.
  • Topa yaklaşarak daha iyi yardım pozisyonu oluşturmak.
Rear cut; bu savunma pozisyonuna karşı yapılabilecek en iyi tekniktir.

Rear Cut

Rear Cut Alışkanlığı

Rear cut yapacak oyuncudan karar vermesi beklenmez. Çünkü rear cut konumunda karar verme süreci yavaş olur. Bundan dolayı pastan sonra basket cut kuralı vardır. Read and react basketbolunda savunma takımlarına karşı atak yapma alışkanlığı kazanmak için bir reaksiyon olarak basket cut eylemi gerçekleşmelidir.

Jump to the ball konumunda pas ve penetre kanalını açmak için kat yapılmalıdır. Rear cut yapıldığında savunmanın sırtı hedefe dönük olurken hücumun da yüzü topa dönük olarak pas kanalı açılır. Bu durum hücum oyuncusunu avantajlı hale getirir.

Eğer jump to the ball konumu yapılmazsa o zaman front cut yapmak için daha uygun bir konum oluşur. Bundan dolayı savunmanın pas yapıldığında jump to the ball konumuna geçmesi daha etkili bir rotasyon olacaktır.

Rear Cut Her Zaman Çalışır mı?

Rear cut, savunma oyuncuları read line üzerinde olduğunda ve bir pas mesafede olan oyuncular tarafından otomatik olarak yapılmalıdır. Eğer savunma oyuncusu deny savunması yaparsa hemen rear cut yapılmalıdır.

Şu var ki; rear cut her zaman çalışmaz. Ama yukarıdaki senaryoda başarılı olur. Çünkü bu senaryoda savunma oyuncusu hareket halindeyken konumunu kaybetme eğilimine girmesinde yatmaktadır.

Read and react basketbolunda rear cut yapılmasının istendiği zamanlar savunmanın en zayıf olduğu zamanlar olarak belirlendiğinden dolayı istenmektedir.

Zamanlamada gecikme, savunmayla temas etkili rear cut yapılmasını azaltmaktadır.

Rear Cut ile Backdoor Bağlantısı

Rear cut becerisi backdoor değildir. Backdoor savunmayı aldatarak çembere yapılan topsuz bir harekettir. Ancak rear cut hiç bir şey düşünmeden çembere gitmektir. Savunma aldatılmamış olabilir, o da hücum oyuncusuyla birlikte savunma pozisyonunu koruyarak gelebilir.

Burada rear cut yapmanın amacı, savunmayı hareket ettirerek hata yapmasını sağlamak temel olmaktadır.

Sonuç olarak read and react basketbolunun pas-cut aşamasında rear ve front cut çalışmalarıyla oyuncuların topsuz oyun alışkanlıklarını kazanmanın yanı sıra sistemin temelini oluşturan give and go ve penetre denemelerine olanak sağlamak olacaktır.
spacer

Horns Kalıbını Kullanarak Nasıl Flex Oynayabilirsiniz?

 Horns kalıbıyla Flex'i oynamak için Horns yerleşimiyle Flex hareketini birleştirerek hem içeriyi, hem de dışarıyı kullanabilecek çok yönlü bir hücum seti oluşturulabilir.

Elinizdeki oyunculara göre böyle bir düzeni farklı şekillerde kullanabiliriz. Şimdi Horns-Flex Seti oluşturma üzerine birkaç analizi birlikte yapalım.

Horns-Flex Bağlantısı

Horns-Flex Setinde Temel Diziliş

Bir oyuncu tepede (1 numara), iki uzun serbest atış çizgisinin köşelerinde de (4 ve 5 numara), iki oyuncu köşelere (2 ve 3 numara) yerleşerek başlar. Klasik horns dizilimi olan bu yerleşimde standart akış şöyle gerçekleşir:

1 numara 5 numarayla ball screen oynayarak kanada doğru gelirken 5 numara devrilir, 4 numara açılır ve top 4'e verilir. Bundan sonra flex akışıyla süreklilik aşağıdaki gibi devam eder:
  • 3 numara Rub off cut yapar.
  • 1 numara 5 numaraya down pick yapar.
  • 4 numara 5 numaraya pas verdikten sonra flex akışı bu kez ters taraftan tekrar edilir.
Savunmanın konumuna göre aşağıdaki pozisyonlar oluşur, burada hücum oyuncularının becerilerine göre pozisyonlar oynanarak hücum takımının ne kadar başarılı olduğu test edilebilir.

  • Pota altındaki oyuncu çok uygun pas kanallarını yakalayabilir.
  • Tepeden buluşulan toplarla üçlü tehdit ataklarına çok uygun pozisyonlar elde edilebilir.
  • Doğaçlama olarak çok müsait hand off ve pick and roll pozisyonları ortaya çıkabilir.
  • Topun terse çevrilmesiyle savunmanın dengesizliklerine karşı close out ataklar söz konusu olabilir.

Horns-Flex Düzeni Kurulurken Oyuncu Tiplerine Göre Düzenlemeler

Çok İyi Bir Şütör Varsa

2 numaranın çok iyi bir şütör olduğunu varsayalım. Bu durumda rub off cut onun için dikkat dağıtmak için yapacağı bir hareket olur. 

Oysa asıl hedefi down pick ya da sıralı screen'den faydalanarak şut pozisyonunu yakalayarak üç sayılık atış bulmak iyi bir fikir olur.

Dominant Bir Uzun Oyuncu Varsa

Eğer takımda içerden oynayan etkili bir pivot oyuncuna sahip olursa, rub off cut yapıp içerde pozisyon alarak ve low post noktasında topla buluşması sağlanır. Özellikle high-low taktik konumları kollanarak içerden alınan toplarla bire bir eşleşmeleri değerlendirmesi düşünülür.

Pasör Uzun Varsa

Eğer takımda oyun görüşü iyi bir pivot varsa; top ona çokça verilmelidir. Topla buluşan bu uzun oyuncu; backdoor gördüğünde pas atabilir, yüksek postta topun dağıtımında etkili olarak takım hücumunun güçlenmesine yardım eder.

Oyuncular Şut Atabiliyorsa

Modern basketbolda tüm pozisyonda oynayan oyuncular yüksek yüzdeyle üç sayılık şut atmaktadırlar. Flex oyununun gereği tüm oyuncular dışarı açılmaktadır. Yani oyun; 5 dışarda, 4 dışarda pozisyonlarını bağrında besler. Bu durumda hand off ve short roll atakları yardım savunmalarını zorlar.

Savunmaya Göre Değişiklik

Switch

Katların yapılması esnasında kısa-uzun eşleşmelerinde post up oyunları desteklenerek savunmanın zayıflığı gözetlenir.

Drop

Savunma geride durarak konumunu aldığı pozisyonlara drop denir. Bu durumda horns oynandığı esnada orta mesafe şut ve floater atışları oldukça etkili olur.

Topa Yapılan Ani Baskılarda

Pick and roll konumlarında topa ani baskı yapıldığında kısa devrilme seçeneği etkili olmaktadır. Short roll taktiklerine verilen paslar topa yön verilecek pozisyonların oluşması için anahtar noktadır.

Alan Savunması

Dirsek bölgelerini hücum oyuncularıyla destekleyip, flex taktiğinin high-low oyunlarıyla entegrasyonuyla birlikte ataklar gerçekleştirilmelidir.

Ben Ne Yaparım?

İlk iki hücumda standart Horns-Flex oynamayı düşünürüm. Böylelikle savunmanın tepkisini gözlemleme fırsatı yakalarım. Ardından savunmanın reaksiyonuna göre şu düzenlemeleri yaparım:
  • Flex oyununda yardım varsa, köşeden şut opsiyonlarını öncelikli hale getiririm.
  • Eğer uzunlar switch yapıyorsa post up konumlarına bakarım.
  • Eğer savunma kapanırsa, flare katla birlikte şütörü desteklerim.
  • Eğer hücum bunlara rağmen tıkanırsa Spanish PnR veya Hand off oynayarak pozisyon bulmaya çalışırım.
Aslında aynı başlangıç dizilişini kullanarak farklı hücumlara geçişle birlikte savunma zorlanmaktadır. Bu nedenle, Horns-Flex tek bir oyun olmaktan ziyade, çok çeşitli devam yolu üreten bir düzenin parçası olur.

spacer