Ümit Yanar, Onvo Büyükçekmece Basketbol ile Anlaştı

 Onvo Büyükçekmece Basketbol, yeni sezon öncesinde altyapı organizasyonunda teknik bir hamle gerçekleştirdi.

Bireysel gelişim eğitmeni ve oyuncu gelişim rollerimle 2026-2027 sezonu itibarıyla Onvo Büyükçekmece Basketbol Kulübünün U18 Seri A ve U14 Takımlarının Başantrenörü olarak göreve başladığımı duyurmak istiyorum.

Coach Ümit Yanar

Oyuncu Gelişimini Merkeze Alıyorum 


Uzun yıllardır basketbolun yalnızca teknik ve taktik yönüyle değil; eğitim, karakter gelişimi, liderlik ve oyun kültürü üzerine de çalışmalar yürüttüm, altyapı basketbolunda gelişim odaklı yaklaşımı baz alıyorum.


Bireysel gelişim, scouting, oyun analizi ve modern basketbol üzerine yaptığım araştırmaları hem sahaya hem de yazılarıma yansıtmaya çalışıyorum.


Hedef Sadece Kazanmak Değil, Oyuncu Yetiştirmek


Onvo Büyükçekmece Basketbol’daki yeni görevimde, sporcuların uzun vadeli gelişimini destekleyen sürdürülebilir bir basketbol kültürü oluşturmak istiyorum.


Özellikle U14 ve U18 yaş kategorileri, oyuncuların profesyonel basketbola geçiş sürecinde kritik bir dönemi temsil ediyor. Bu nedenle bireysel teknik gelişim, karar verme becerileri, oyun okuma, savunma alışkanlıkları ve karakter eğitimi çalışmaların merkezinde yer alacak.


Benim açımdan basketbol; skor kadar gelişim, rekabet kadar öğrenme ve sonuç kadar sürecin önemi büyüktür.


Büyükçekmece Basketbolda Yeni Dönemim


Onvo Büyükçekmece Basketbol, yıllardır birçok genç oyuncunun gelişimine katkı sundu.


U18 Seri A ve U14 takımlarıyla bilgi birikimimi, oyuncu gelişimi odaklı yaklaşımımı ve modern basketbol anlayışımımla kulübün altyapı vizyonuna katkı sağlamayı hedefliyorum.


Yeni sezon boyunca antrenmanlardan oyuncu gelişimine, basketbol eğitiminden altyapı organizasyonuna kadar birçok çalışmayı bloğum üzerinde paylaşmayı planlıyorum.


Yeni Sezon İçin Dileğim


Basketbol; yalnızca sayı atmak ya da maç kazanmak değil, aynı zamanda karakter inşa etmek, sorumluluk almak ve birlikte üretmeyi öğrenmektir.


Onvo Büyükçekmece Basketbol çatısı altında başlayacak bu yeni yolculuğun; kulüp, sporcular, veliler ve Türk basketbolu adına değerli kazanımlar ortaya çıkarmasını dilerim.
spacer

Bir Zamanlar Okulum Öğrencileri | Ergin


Bazı şehirler vardır; yalnızca görev yaptığınız yer olarak kalmaz anılarınızda yer alır. Benim için Muş'un Varto ilçesindeki ilk görev yerim tam da böyleydi. Öğretmenlik hayatım boyunca unutamayacağım çok değerli bir başlangıç noktasıdır.

Orada öğrendiklerimi anlatmaya kelimeler yetmez. Bir mesleğe başladığım an değil; aynı zamanda insanı, dayanışayı, yokluk içinde üretmeyi, bir öğrencinin kalbine dokunmanın ne kadar değerli olduğunu öğrendim.

Bu yazı, bugün aktif bir iletişimim olmasa da sosyal medyada birbirimizi takip ettiğimiz tüm öğrencilerime içten bir selam olsun.

Ergin Aktaş

Muş Varto'ya İlk Girdiğim Gün

Varto ilçesine ilk girdiğim günü hatırlıyorum. Minibüs ilçeye girerken tabelada "Nüfus 17400" yazısını görünce içimden "17401" demiştim. O anda artık hayatın önemli duraklarından birine ilerleyen genç bir öğretmen olmuştum.

Minibüsten indiğimde etrafıma bakındım, gördüğüm ilk kişiye atamamın yapıldığı okulu sordum. Bana "şu yolu takip et karşına çıkar" dedi. Yürüdüğüm o yol hala zihnimde bütün canlılığını korumaktadır. Kavak ağaçları arasında uzanan, rüzgarın dallarla kendine özgü bir melodi çaldığı o yol beni bambaşka bir hayata götürdü.

Okulun bahçesine adımımı ilk attığım anda şaşkınlığımı giderememiştim. Kafamda küçük, mütevazi bir bina vardı. Oysa oldukça geniş bir araziye kurulu büyük bir okulla karşılaştım.

Henüz öğrenciler yoktu, sessizlik ve ben vardım. Ama biliyordum ki okulun beden eğitimi öğretmeni olarak öğrencilerle birlikte göreve başlayacaktım.

Lojman, Yatılı Okul ve Bekleyiş

Bana lojmandan bir süre evi olacak bir oda verildi. Öğrencilerim de yatılıydı. Yani artık sadece ders zamanları değil günün her saatinde canlı olan bir yerdeydim. Haftada iki gün tüm gün nöbet görevim vardı. Yani dersler bittikten sonra öğrencilerle birlikte olmaya devam edecektim.

Öğrencilerim birer ikişer gelerek odalarına yerleşmeye başladılar. Yüzlerinde yeni eğitim-öğretim yılının merakı vardı, tıpkı bendeki gibi.

Tecrübeli öğretmenlerimizin liderliğiyle bir oryantasyon süreci yaşadım. Böylece öğretmenliğin sahadaki uygulamasıyla ilk defa karşılaşmış oldum. Öğrencilerin ilk gecelerinde adeta sabaha kadar konuştular. Pencerelerden taşan sesler bahçede yankılanıyordu.

Öğrencilerimle İlk Karşılaşma

İlk dersime girdiğim anı hala hissedebiliyorum. İtiraf etmeliyim ki elim ayağıma dolanmıştı. Yıllardır basketbol koçluğu yapıyordum yani çocukların karşısında oldukça tecrübeliydim ama öğretmen olarak çocukların karşısında olmak bambaşka bir şeydi.

Öğrencilerimle ilk bakışmamızda merak, beklenti, güven isteyen gözler vardı. Öğrencilerim adeta "hadi öğretmenim bize yol göstermeye başla" diyordu. Anladım ki, öğretmelik sadece bilgiyi aktarmak değil, güçlü bir ilişki kurmaktır.

Geriye dönüp baktığımda, o okulda geçirdiğim 3 yılda öğrencilerime elimden geldiğince çok şey katmışım. 

Ergin ile Tanışma

Yeni olduğumu bilen öğrenciler benimle bir bir tanışmaya geliyordu. "Hocam hoş geldiniz, ben ..." diye başlayan cümleler sıcacık sohbetlere dönüşüyordu. İşte bu ilk öğrencilerimi asla unutmadım, unutamayacağım.

Bu tanışma fasıllarından biri Ergin ile oldu.

Ergin, zamanla yalnızca öğrencilerimden biri olarak kalmadı, öğretmenlik kariyerimin en özel figürlerinden birine dönüştü. Yıllar boyunca görüşmeye devam ettik. Aramıza kilometreler girmiş olsa da birbirimizi arayıp sorduk. 

Bir gün bana, "öğretmenim siz yenisiniz; isterseniz okula iyice alışmanız için size yardım edeyim" dedi. O zaman anladım ki, öğrenciler de öğretmenin yolunu aydınlatıyor. Varto YİBO'da sadece öğretmenlik yapmadım, onlardan da pek çok şey öğrendiğim için kedimi onlara borçlu hissediyorum.

Ergin ile zamanla okulumda birlikte bir dünya kurduk. Spor dayanışma ve üretme çabasıyla öğrencilerime Ergin'in de büyük çabasıyla yeni ufuklar açmayı başardım.

İmkanlı sınırların olduğu yerde, hayal kurmanın ve onu gerçeğe dönüştürmenin ne kadar kıymetli olduğunu yaşadım. Okula bir basketbol sahası kurduk. Bu öğrencilerim için heyecan, hareket ve ortak bir sevinç alanı oldu.

Çamurda oynadığımız basketbol maçlarının sayısını hatırlamıyorum. Ama o maçların taşıdığı ruhu hala hatırlıyorum. Basketbol öğrencilerimin büyük bir kısmı için yeni bir spordu. İlk kez basketbol topunu eline alan öğrencilerim dahi oldu. Bu yüzden onların oyuna gösterdikleri ilgi, istek ve heyecanları bana tarif edilemez bir mutluluk hissi veriyordu.

Ergin öğrencilerimle aramda adeta bir tercüman olmuştu. Öğrencilerin dinamiklerini, beklentilerini, neye nasıl tepki vereceklerini çok iyi hissediyordu. Bu durumu fark ettiğimde onun fikirlerine daha çok dikkate almaya başladım. Böylece birlikte pek çok projeler üretip hayata geçirdik.

Spor bilgi yarışmalar, voleybol festivali, basketbol maçları, atletizm etkinlikleri, kız-erkek ayırımı yapmadan futbol maçları, sinama gösterimi, tiyatro etkinlikleri, söyleşiler ve daha pek çok şey.

Ergin, öğrencilerin nabzını tutmakta çok iyiydi. Onlar neye ihtiyaç duyuyorsa bana rahatlıkla söylerdi. Biz de elimizden geldiğince talepleri karşılardık. 

İzler Kalıcıdır

Ergin mezun olduktan sonra ilişkimiz devam etti. Hatta zamanla daha güçlü bağlar kurduk. İstanbul'da yollarımız yeniden kesişti. Birçok kez oturduk, konuştuk, geçmişi andık, geleceğe dair umutlarımızı paylaştık. Bir öğrencimin büyümesine, kendi yolunu çizmesine, hayata karımasına tanıklık ettim.

Ergin şimdi uzak bir ülkede hayatını sürdürüyor. Eminim o güzel insan orada da güzel izler bırakıyor.

Ailenle birlikte huzurlu, sağlıklı ve mutlu bir ömür dilerim. Umarım hayat bir gün bizi yeniden bir araya getirir.

Benim için özel bir anı olarak sonsuza kadar yer alacağını bilmeni isterim.
spacer

Hikaye | Seni Basketbol Takımına Aldım

 Basketbol sahası, benim için her zaman bir okul oldu. Bu okulda sadece top sürmeyi, veya sayı atmayı değil; düşmeyi, kalkmayı, adalete inanmayı, dayanışmayı ve kendini bulmayı öğrendim. "Seni Basketbol Takımına Aldım" romanı, anılarımdan süzülerek kurguyla harmanlanan basketbol yolculuğumun yansımasıdır.

Seni Basketbol Takımına Aldım

Bu hikaye,

utangaç bir kız çocuğunun, Melek öğretmenden aldığı ilk pasla alev topuna dönüşerek hayatını basketbolun ritmiyle yazmaya başladığını anlatıyor. Çemberdeki fileyi havalandıran turuncu top, aslında bir ruha dönüşüyor. Bir kadının kendini, takımını ve hayallerini nasıl gerçekleştirdiğini fısıldıyor.

Elif'in basketbolla başlayan yolculuğu onu sadece yetenekli bir oyuncu yapmaz; aynı zamanda adaletsizliğe karşı direnişin sessiz ve güçlü bir lideri haline getirir. Hikayede takımın karşılaştığı zorluklar, özellikle Bekir koçun getirdiği yeni ve sert kurallar karşısında nasıl kenetlendiğini anlatıyor. Bu sadece bir şampiyonluk mücadelesi değil, aynı zamanda kadın dayanışmasının sarsılmaz gücünün değişime uyum sağlamanın ve tüm engellere rağmen hayallerin peşinden gitmenin hikayesidir.

Sahada biriken anılarımdan, 

beni şekillendiren öğretmen ve koçlarımdan, bana ilham veren basketbol emekçilerinden beslenerek, yapay zekanın sağladığı dokunuşlarla yazdığım bu hikaye; basketbolun büyüsüne kapılan, hayaller kuran ve hayatın zorlukları karşısında asla pes etmeyen herkese adanmıştır. "Melek'in Son Sesi" skordan ziyade kazanılan ruhun melodisidir.

Bu hikaye, basketbolun bir hayata nasıl dokunduğunu, zorluklara karşı kenetlenmenin ve hayallerin getirdiği bir zaferin öyküsüdür. 

Unutmayın, 

"bazı paslar sadece sayı getirmez, hayat da değiştirir."

Hazır mısın? Top sende!
spacer

21 Haziran Dünya Emekçi Antrenörler Günü

 Dünya Emekçi Antrenörler Günü'nün 21 Haziran'da kutlanır. Bu tarih sporun görünmeyen kahramanlarına dikkat çekilmesi açısından önemlidir. Antrenörler gününde sadece başarılar kazanan koçları onurlandırmaz, aynı zamanda koçların karşılaştıkları zorlukları ve onların spora verdiği emeği de vurgular.

Basketbol koçları özelindeyse, bu emek çoğu zaman saha dışında devam eden maddi karşılığı kısıtlı ama manevi yükü paha biçilmez bir iştir.

National Coaches Day

21 Haziran Dünya Emekçi Antrenörler Günü Kutlu Olsun!

Basketbol koçlarını, özellikle altyapıda görev yapan emekçi antrenörleri, büyük ustaları ve yaşamını yitirmiş olan basketbol emekçilerini bu vesileyle minnet ve saygıyla anıyorum.

Basketbol koçları yalnızca oyuncuların bireysel gelişimini sağlama görevi yoktur. Takım kimyasını oluşturmak, stratejik kararlar vermek ve insan yetiştirmek gibi çok yönlü sorumlulukları vardır. Özellikle altyapıda çalışan koçlar, sadece sporcu değil, karakterli bireyler yetiştirme sorumluluğunu çok iyi bilir. 

Bir çocuğun hayatına dokunmak, onun disiplinli, özgüvenli, dayanışma içerisinde olan ve topluma örnek olmasına katkı sunmak koçların yaşam biçimidir.

Sahada ve Ötesinde Basketbol Koçları

Kulüplerin ve milli takımların geleceği, oyuncuların altyapıda attığı temelle boyut kazanır. Bu temeli atan, sporcuların ilk adımlarına rehberlik eden, sadece basketbol oyununu değil, aynı zamanda takım olmayı, mücadeleyi, sportmenlik ruhunu öğreten basketbol koçlarının emeği paha biçilmezdir.

Her ne kadar basketbol koçluğu ülkemizde bir meslek olarak tanımlanmasa da, benim için basketbol koçluğu özünde bir emek mesleğidir. Bu emeğin karşılığı sadece alınan ücretle değil, yaratılan ürünle ölçülmelidir. Bir çocuğun potaya attığı ilk basket, alınan ilk galibiyet ya da bir sporcunun "hayatıma yön veren kişi koçumdu" demesi bu emeğin kıymetini ortaya koyar.

Uzun çalışma saatleri, saha içi ve dışı sorumluluklar, düşük ücretler, güvencesiz çalışma koşuları ve daha niceleri... Tüm bu zorluklara rağmen görevini büyük bir özveriyle sürdüren basketbol koçları gerçek bir spor emekçisidir.

Koçların Yaşadığı Sorunlar

Bu özel günde basketbol koçlarını saygıyla anarken, yaşadıkları sorunları bir kez daha vurgulamak tam olarak bu günü vurgulamak için iyi bir zamanlamadır:
  • Koçların sosyal güvencesi sağlanmalıdır. Birçok koç, sigortasız, geçici veya yarı zamanlı çalışmak zorundadır. Bu durum altyapıdaki kulüp organizasyonlarında oldukça yaygındır.
  • Mesleki gelişim imkanları için eşit şartlar oluşturulmalıdır. Ekonomik ve coğrafik sebeplerden dolayı özellikle genç koçların gelişimi kısıtlıdır.
  • Kadın koçların temsiliyeti artmalıdır.
  • Antrenörlüğün mesleki bir uzmanlık olarak tanımlanması gerekmektedir. Koçluğun meslek olarak tanımlanmaması antrenörlerin emeğini değersizleştiren bir bakış açısı doğurmaktadır.
  • Düşük ücret adaletsizliğine son verilmelidir. Koçların kazançları genelde yapılan işe ve harcanan emeğe kıyasla oldukça yetersizdir. Haftanın neredeyse her günü çalışan altyapı koçları geçimini sağlamakta zorlanmaktadır.
Tüm bu sorunlar karşısında isterim ki, daha adil bir antrenörlük için;
  • Koçların örgütlenmeleri teşvik edilmelidir. (TÜBAD, BİDEV, Spor Emek Sen gibi)
  • Federasyonun gözetiminde koçların sosyal güvencesi sağlanmalıdır.
  • Kadın koçların spor ortamında daha görünür ve eşit koşullarda yer alması sağlanmalıdır.
  • Altyapı koçluğu, sistemin kıymetli bir zinciri olarak görülüp maddi ve manevi olarak desteklenmelidir.
21 Haziran Dünya Emekçi Antrenörler Günü, sadece kutlama için değil, aynı zamanda koçların emeğini alma ve hak ettikleri saygıyı bulma mücadelesidir. Koçların emeğini tanımak ve desteklemek sporu adil ve sürdürülebilir yürütmenin anahtarıdır.

21 Haziran Dünya Emekçi Antrenörler Günü'nü kutluyor, oyunda ve her yerde emek veren tüm basketbol koçlarına sonsuz teşekkür ediyorum.
spacer

Basketbolda Scouting Nedir?

 Basketbolun pek çok alanında önemli değişimler oldu. Antrenman yöntemleri, performans analizleri, spor bilimi, veri analitiği gibi etmenler gün geçtikçe daha fazla önem kazanmaya başladı. Bu değişimlerden biri de bugünkü konumuz "Scouting" olacak.

Günümüz basketbolunda scoutingin kuşkusuz önemli bir yeri vardır. Scouting oyuncu izlemek ve analizinden çok daha fazlasını ifade etmektedir. Kulüplerin geleceğini şekillendiren, oyuncu gelişimini takip eden ve sportif başarıyı sürdürülebilir hale getiren stratejik bir süreçtir.

Scouting kavramının tarihsel gelişimine, basketboldaki yerine ve özellikle üst düzey basketbola ve altyapıda neden önemli olduğuna değinmek istiyorum.

Basketbolda Scouting

Scouting Nedir?

En temel tanımla oyuncuların, takımların ve oyun eğilimlerinin sistemli biçimde gözlemlenmesi, değerlendirilmesi ve raporlanması sürecidir denilebilir.

Basketbolda scouting genel olarak iki başlıkta incelenir:

  • Oyuncu Gelişimi
  • Rakip Analizi
Oyuncu scoutingi, yeni oyuncuların keşfedilmesini kapsar. Rakip scoutingiyse karşılaşılacak takımın oyun yapısını, güçlü ve zayıf yönlerini analiz etmeyi amaçlar.

Günümüzde maç scouting yalnızca maç izleyip not almaktan öteye geçmiştir. Video analizleri, performans verileri, gelişim takibi, istatistikler gibi yardımcılar sürecin önemli parçaları haline geldiler.

Scouting'in Tarihsel Gelişimi

Scouting kavramı 20. yüzyılın başlarında Amarikan profesyonel sporlarına dayanmaktadır. Bu bağlamda ilk uygulamalar baseball'da yapılmıştır.

1950 ve 60'lı yıllarda basketbolda gözlem temelli olarak uygulandı. Scoutlar salonlara gidip oyuncuları izliyor ve raporlar yazıyordu.

1980'lerde video teknolojisinin gelişmesiyle birlikte oyuncuların tekrar tekrar izlenmeye başlandı.

2000'li yıllarla birlikte veri analitiğinin yükselişi scouting anlayışında devrim etkisi yaptı. Özellikle NBA'de sayısal verilerle değerlendirmeler yapıldı.

Günümüzdeyse spor bilimleri, performans analizleri, veri bilimi ve psikolojiyi bir araya getiren bir uzmanlık alanına dönüşmüştür.

Basketbolda Scouting Neden Önemlidir?

Basketbolda scoutingin temel amacı sadece iyi oyuncuları bulmak değil, bunun yanında:
  • Doğru oyuncuyu bulmak,
  • Oyuncunun gelişim potansiyelini öngörmek,
  • Takım yapısına uygunluğunu değerlendirmektir.
Üst düzeyde scouting departmanının yaptığı değerlendirmeler başarıya direkt etki etmektedir.

Altyapıda da geleceğin oyuncu adaylarını belirleyen sürecin faaliyetlerini yürütür.

Bu nedenle günümüzde kurumsal kulüplerin scouting departmanlarına ihtiyacı gün geçtikçe artmaktadır.

A Takım Düzeyinde Scouting

A takım düzeyindeki temel soru şudur:

Bu oyuncu bugün takımda nasıl bir katkı sağlar?

Bundan dolayı A takım için scouting yapılırken performans ön planda yer almaktadır. Şu başlıklar altında oyuncular değerlendirmeye tabi tutulur:

Teknik Özellikler:
  • Şut yüzdesi
  • Top hakimiyeti
  • Pas kalitesi
  • Bitiricilik
Taktik Özellikler:
  • Pick and Roll kullanımı
  • Savunma rotasyonları
  • Topsuz oyun becerileri
  • Oyun sistemi uyumu
Fiziksel Özellikler:
  • Hız
  • Çeviklik
  • Kuvvet 
  • Dayanıklılık
Mental Özellikler:
  • Rekabetçilik
  • Liderlik
  • Baskı altındaki performansı
  • Profesyonellik
A Takım Scouting

Günümüzde Euroleague ve NBA seviyelerinde scoutingin önemli noktası oyuncuların karar verme kalitesi ve oyunu okuma becerisi üzerinde şekillenmektedir.

Çünkü modern basketbolda yalnızca yetenekli oyuncular değil, kararları doğru zamanda ve doğru alan oyuncular farkı yaratıyor.

Altyapı Düzeyinde Scouting

Altyapı scoutingi A takımdan tamamen farklıdır. Çünkü altyapıdaki oru şudur:

Oyuncu gelecekte ne olabilir?

Bu nedenle altyapıda scouting yapmak hem zor hem de kritik bir yerdedir. En uzun, en güçlü, en çok sayı atan oyuncuların seçiliyor. Oysa araştırmaların bunların yanıltıcı olabileceğini gösteren verileri var.

Çünkü çocuklar aynı yaşta olsalar bile aynı gelişim seviyesinde olmayabilirler. Bazı çocuklar biyolojik olarak erken gelişirken bazıları da geç gelişmektedir.

14 yaşında kısa ve zayıf görünen bir oyuncu 18 yaşına geldiğinde takımının en değerli oyuncusuna dönüşmesi mümkündür. Bu nedenle altyapıda scouting performanstan çok gelişimi değerlendirir.

Altyapı Scouting

Altyapıda scouting yapılırken bu açıdan bakıldığında aşağıdaki kriterlerden söz etmek mümkündür.

Öğrenme Hızı: Oyuncular verilen geri bildirimlere verdiği dönütlere ne kadar hızlı yanıt verildiğine bakılır.

Karar Verme: Doğru pası görüyor mu, savunmayı okuyabiliyor mu, konumlardan avantaj sağlayabiliyor mu? Bu sorulara yanıt aranır.

Oyun Görüşü: Boş alanların farkında mı, topsuz oyun bilgisi var mı, yardım savunmasını okuyabiliyor mu? Sorularına yanıt arayarak değerlendirme yapılır.

Rekabetçilik: Zor zamanlarda mücadele ediyor mu, rekabeti bıraktığı anlar var mı? Sorularını yönelterek değerlendirme yapılır.

Karakter: Çalışma disiplini, gelişime karşı tutumu, takım kültürüne uyumu değerlendirilir. Bu kriterler istatistik kağıdında görünmez ama uzun vadeli başarıyı belirleyen temel ilkeleri oluşturur.

U12'den U22'ye Uzanan Gelişim Yolu

Scouting yalnızca oyuncu seçmek için kullanılmaz. Aynı zamanda oyuncunun gelişim sürecini de takip eder. U12'den U22'ye uzanan bir oyuncu dosyasında şu alanların da takip edilmesi gerekmektedir:
  • Fiziksel gelişim,
  • Teknik gelişim,
  • Karar verme becerileri,
  • Mental gelişim,
  • Oyun algısı,
  • Karakter gelişimi,
  • Rekabet seviyesi,
  • Pozisyon durumu takip edilmesi gereken noktalardır.
Böylece oyuncunun yalnızca bugünkü seviyesi değil, gelecekte ulaşabileceği potansiyel seviyesi öngörülmüş olur.

Sonuç olarak basketbolda scouting, geçmişte sadece maç izlemek ve not almaktan ibaretti. Günümüzdeyse oyuncu gelişiminde stratejik bir alanda yerini almaktadır.

Altyapıda scoutingin amacı en iyi oyuncuyu bulmak değil, en büyük potansiyele sahip olan oyuncuyu keşfetmektir.

Çünkü oyuncunun bugün ne olduğu önemlidir ama gelecekte ne olabileceğini öngörmek daha önemlidir.
spacer